2011 Türkiye’si SEÇİM ANKETİ

10 December 2009 | 1 Yorum | Yerel Haberler

2011 Türkiye’si SEÇİM ANKETİ

Dünyanın en büyük yatırım bankası Merrill Lynch’in kamuoyu araştırmasının sonuçlarını Yeni Çağ gazetesi yazarı Sabahattin Önkibar köşesinde yazdı.

ŞEHİT HABERLERİ ÖNCESİ YAPILDI

Dünyanın en büyük yatırım bankası Merrill Lynch’in yaptırdığı kamuoyu araştırması ilginç sonuçlar verdi. Dün TÜSİAD’ın üst düzeyinden aldığım sonuçlar bir hafta öncesine ait, yani son saldırı ve terör olayları ankete girmedi. İşte sonuçlar:
AKP: Yüzde 31.7, CHP: Yüzde 23.7, MHP yüzde 20.1, DTP: Yüzde 6.4, Mustafa Sarıgül: Yüzde 4.1, Saadet Partisi: Yüzde 3.7, DP: Yüzde 1.7…

ANKETTEN ÇIKAN SÜRPRİZ İSİM

Sonuçlar gösteriyor ki Parlamentoya yine üç parti girebiliyor. İlginç ayrıntı, Mustafa Sarıgül’ün artık anketlerde görülebilmesidir. Sarıgül yüzde 4′e erişerek yarışta ben de varım diyor… Mukayeseli anket sonuçlarında Sarıgül oylarının yüzde 70′ini CHP’den alıyor. Yani Sarıgül olmasa CHP, AKP ile nefes nefese bir yarış yapacak..

SARIGÜL NEDEN DESTEKLENİYOR

Önkibar köşesindeki yorumda “Bırakın diğer ayrıntıları sadece bu araştırma bile Mustafa Sarıgül’ün Tayyip Erdoğan ve ABD tarafından niçin desteklendiğini gözler önüne seriyor.. Öyle çünkü CHP yüzde 27′yi geçtiği an yüzde 20′lik MHP ile koalisyon sayısına erişiyor. Sarıgül sanki bunu engellemek için görevli.” dedi..

Yorum Yap Bu haber toplam 93 kez okundu, 1 kişi haberi bugün okundu.
Etiketler:
Follow Discussion

Bir Yorum : “2011 Türkiye’si SEÇİM ANKETİ”

  1. esra korkmaz Says:

    REFERANDUM’DA NİÇİN HAYIR DİYECEĞİZ ?
    1. Bu Anayasa tek bir partinin, hatta sadece Başbakan’ın ve danışmanlarının dayatması ile hazırlanmıştır. Cumhurbaşkanı alelacele, yeterli değerlendirme ve incelemeye tabii tutmadan paketi jet hızı ile onaylamıştır. Anayasa Mahkemesi ise sistematik bir baskıya tabii tutulmuştur. Kısaca paketin hazırlanmasında toplumsal mutabakat yoktur.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    2. AKP cici Meclis, cici Yürütme, cici Medya, cici Cemaat, cici İşadamı, cici muhalefet ve cici aydından sonra şimdi de kendi cici yargısını oluşturma peşindedir. İşin aslı budur!
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    3. Bu Anayasa değişikliğinin bel kemiğini yargıya hakim olma arzusu oluşturmaktadır. Diğer değişiklikler işin sosudur. Eğer öyle olmasa, kendilerine azıcık güvenseler paketi tek tek oylamaya sunarlardı. Kaldı ki dillerinden düşürmedikleri Venedik kriterleri de Anayasa değişikliklerinin toptan bir oylama ile değil, tek tek oylanmasını istiyor.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    4. Hükumetin derdi şayet siyaset değil de Yargının sorunlarını çözmek olsa, bir dosyanın sonuçlanma ömrü 5 yıla tırmanmış dünya şampiyonluğu ayıbımızı hallederlerdi! Ay sonunu getirmeyen Hakimin savcının cebine bakarlardı.
    Şimdi siz hakiminize altı delik ayakkabı giydireceksiniz, İstanbul’da her 4 kişiden birisi icralık olacak, Mahkeme kalemine bilgisayar koyamayacaksınız, avukatınız elektrik fataurasını ödeyemeyecek, adaletiniz mafyaya teslim edilecek, Haciz arabaları hayatın en doğal parçası haline gelecek, Adalet AİHM kapılarından dilenilecek, vatandaş Adliye’den içeri girmeye korkacak, telefonlarınız dinlenilecek, özel hayat diye bir şeyiniz kalmayacak ve sizin buralar için söyleyecek bir tek lafınız olmayacak ama kalkacaksınız Yargının temel sorunu diye Anayasa Mahkemesinin, HSYK’nın üyelerinin seçimini ülkenin 1. sorunu hale getireceksiniz!
    Milletin derdi yoksulluktur, Adalettir, Adaletin içine düşürüldüğü ayıplardır, Habur’da kurulan çadır mahkemelerdir ama HSYK’nın Anayasa Mahkemesi’nin üyelerini kimin seçeceği değildir. O hükumetin derdidir.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    5. Bunların demokratikleşme diye bir derdinin olmadığını şuradan da anlayabiliriz. Siz HSYK’nın yapısını değiştiriyorsunuz ama Adalet Bakanı Müsteşarını Kurul içinde tutmaya devam ediyorsunuz. Yani Yargı’yı Yürütmenin kontrolünde tutmak istiyorsunuz!
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    6. Bu değişiklikler ile birlikte kuvvetler ayrılığı sisteminden kuvvetler birliği sistemine geçilmektedir. Ve asıl bu kötü günlerimizin başlangıcı olacaktır. Çünkü sistem değişikliğinin nerede sona ereceğini tahmin edebiliyoruz. Hükumet tüm cepheleri kontrol ettikten sonra ağzındaki baklayı çıkaracak ve ülkeyi federasyona ve bölünmeye götürecek sürece noktayı koyacaktır. Bugün Türkiye bunu tartışmıyor mu? Korkularımızla yüzleşmeliyiz adı altında ayrılmayı referanduma götürelim diyenler hükumetin açtığı iklimde bugün, hakim bir noktaya gelmediler mi?
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    7. Bu hükumete Anayasa değişikliği gibi hayati bir hususta gü-ve-ne-me-yiz? Çünkü onlar İktidarı Washington’lardan devşirdiler dolayısı ile onların anayasalarını patentide Amerika’ya aiittir.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    8- İktidara geldikleri günden beri ülkenin tüm enerjisini uğruna harcadıkları, girdik diye gün ortasında havai fişek patlattıkları AB sürecinde ülkeyi iflas masasına oturttular. Şimdi Türkiye’nin AB’ye alınma diye bir gündemi kalmadı? 7 yıl bizi Avrupa Birliği ile yatırıp-kaldırdıktan sonra Başbakan’ın ağzından şimdi AB diye bir laf duymuyoruz. Ülkeyi Brüksel kapılarında dilenci yapıp da yanıltanlara ve yanılanlara, yani, burnunun ötesini görmeyenlere iyi niyetli olsalar dahi bu kadar ciddi bir konuda güvenemeyiz.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    9- Açılım açılım dediler, sonuç ortada… Terör günde ortalama 5 şehidimizi alıyor canımızdan! Sonuç ülkenin güvenliğini AKP değil, PKK belirliyor. Şimdi bunlara mı inanarak Anayasa’ya evet diyeceğiz? Elbette hayır…
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    10-Gazze’ye bir gemi dolusu adam gönderdiler. Zannettiler ki Obama yanlarında. Bu kadar da saflar! Son anda gerçeği öğrendiler, milletvekillerini gemiden indirdiler, vatandaşlarımızı İsrail komandolarına teslim ettiler. Sonuç 11 şehid! Karnımızın tok olduğu kuru sözler dışında hiçbir ciddi tepki yok! Türkiye’yi İsrail’den dayak yiyen sıradan, zavallı bir ülke sınıfına sokmayı başardılar! Gazze’de İsrail’den dayak yiyenlere, alçak koltuğa oturanlara, sahte one minutecilere artık karnımız tok.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    11- ABD!yi stratejik ortak ilan ettiler. Tayyip Bey Beyaz Saray’ı en çok ziyaret eden Başbakan olarak tarihe geçti. ABD ne dediyse onu yaptılar. Sonuç, tek taraflı aşka rağmen ABD askerimizin başına çuval geçirdi. Başabakan bir nota vermeyi dahi düşünmedi. “Bu müzik notası değil kardeşim” dedi! Askerimizin başına çuval geçirenlere karşı kuru bir nota vermeyi göze alamayanlar, askerini K.Irak’da, sivilini Gazze’de dövdürenler millet hayrına rüya görmezler. O nedenle bu Anayasa’da millet lehine değildir ve olamaz.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    12- Hükumet gerçek niyetini gizleme adına 12 Eylül ipine sarılıyor. Düşünüyor ki milletin 12 Eylül’e karşı çekinceleri var, bunu kullanarak prim yapmaya çalışıyor ve referandumu bu kavram üzerine oturtuyor. Ama Milleti ahmak kendisini akıllı zannediyor.
    Başbakan ve AKP’nin düdüğünü çalan eski solculara göre yeni anayasaya sadece 12 Eylül cuntacıları yargılanacak diye evet demek gerekiyor. AKP’nin getireceği değişikliklerle geçici 15. Madde kaldırılacak ve 12 Eylül’cüler yargılanacak. Oysa Türk Ceza kanunun 7. Maddesine göre bu asla mümkün değil.
    TCK.MADDE 7.
    (a) İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanunî neticeleri kendiliğinden kalkar.
    (b) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.
    Bu madde değiştirilmemişken 12 Eylülcüleri acaba nasıl yargılama yapmayı düşünüyorlar.
    Ayrıca bir nokta daha var…
    12 Eylül’ün üzerinden tam 30 yıl geçti…Yeni anayasa değişiklikleri kabul edildiği takdirde Ceza Muhakemeleri Kanuna göre açılacak davalar zaman aşımından zaten düşecek.
    Yani darbecilerin yargılanması imkansız. Başbakan kelime oyunları ile bizi kandırıyor. Göreceksiniz “Ülkeyi federasyonlara ayrılmak istedik”diyen Kenan Evren’de bu referanduma “evet” oyu verecektir. Garabet bu boyuttadır.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    13. Madem darbecileri bu kadar yargılamak istiyorsunuz. O halde 28 Şubatçılar için niçin bir şeyler yapmıyorsunuz? Çevik Bir dostluğunuz mu acaba buna engel oluşturuyor. Yahudi Jinsa’dan Ödül alan iki Türk vatandaşından birisi Tayyip Erdoğan diğeri Çevik Bir’dir!
    Ya da 27 Nisan e muhtırası henüz yakın tarihte yaşanmadı mı? Buyrun…O dönemin Genelkurmay Başkanları için dava açın… Ama yapmazlar çünkü onların niyeti üzüm yemek değildir!
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    14. 12 Eylül’ün seçim ruhu barajlardır. Barajlara acaba niçin dokunmuyorsunuz?
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    15. -Dokunulmazlık demokratikleşmenin ruhudur. Dokunulmazlığa acaba niçin dokunamıyorsunuz.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    16. -“12 Eylül’ün simgesi YÖK’ü ortadan kaldırmak için neden küçük parmağınızı bile kıpırdatmıyorsunuz acaba?”
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    17. Başbakan 12 Eylül mağduru 3 gencin ailesine idam öncesi gönderdiği mektup için Meclis’de ağladı… Başbakan’ın hassasiyetine şapka çıkarıyoruz. Ama Başbakan ne kadar samimi acaba? Her karesinde suç ortağı olduğu, Türk topraklarını tezkereli- tezkeresiz Conilere’e açtığı, “kahraman Amerikan askerlerinin ülkesine sağ salim dönmesi için dua ediyorum dediği, işgal için dönemin ABD genelkurmay Başkan’ın “Başbakan bizi cesaretlendirmiştir” dediği, hükumetin misyonu tezkereyi çıkarmaktır dediği, Ebu Garib cezaevinde yaşanan tecavüzler için Irak’lı NUR isimli bir kadının gönderdiği tarihi mektup için de ağlayabilecek mi acaba?
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    18. Memura hak vereceğiz, işçiye hak vereceğiz derken bizzat memur ve işçinin sendikal hakları kısıtlanmaktadır. Bu yapılırken mevzu laf kalabalığına getirilmektedir.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    19. Anayasa değişikliği Anayasanın mantığına ve ruhuna aykırı olarak İktidar otoritesini vatandaş lehine sınırlandıran değil, İktidarın keyfi idare alanını genişletmek için
    bireylerin, kurumların hürriyet ve yetki alanlarını Kuşatma altına almayı hedeflemiştir.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    20. 12 eylul 1980 de top oynayan başbakan bu gün sahte gözyaşları ile tiyatro oynayarak milletimizi gereksiz yere kamplaşmaya iteceğine 12 Eylül öncesi kardeş kavgalarından ders almalıdır.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    21. Başbakan AKP’nin 11 Eylül çocuğu olduğunu defalarca itiraf etmiştir. 11 Eylül küresel ABD darbesinin, 28 şubat derin darbesinin çocukları 12 eylül darbesinin hesabını soramaz.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    22. Bu paket, İdareyi denetleyen mahkemelerin yerindelik ve kamu yararına uygunluğunu denetleme yetkisini elinden alıp milli kaynakları yabancılara peşkeş çekmek ve hortumlamaya yargısal engeli ortadan kaldırarak ülke kaynaklarını Oferlere teslim etmeyi hedeflemektedir.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    23. Bu paket İdarenin yargısal denetiminin içini boşaltırken meclis çoğunluğunu elinde tutan iktidara kamu deneticisi yetkisi vererek tüm kamu kurum ve kuruluşlarını denetim baskısına alarak ülkeyi polis devleti keyfi rejimine sürükleyecektir.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    24. Memurların genel grev hakkı vermediği ve memurlara toplu sözleşme hakkını veriyormuş gibi yaparken son sözü yargısal denetimden uzak iktidar kontrolündeki uzlaşma komisyonuna vererek memuru esaret altına almaktadır.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    25. Anayasa ve HSYK’ nın 12 yıllığına iktidarın seçeceği kişilere teslim ederek 10 yıllık yolsuzlukla malul iktidarın yargı önünde hesap vermesinin önünü kapatarak krallık rejimine gidişin önünü açmaktadır.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    26. Başbakan millet referandumdan anlamaz. Halk oylaması diyelim daha çok oy alırız kurnazlığı ile millet iradesinden korktuğunu itiraf ediyor. Oysa bu bir halk oylaması değil halkın oyalanmasıdır. İşsizliği adaletsizliği yolsuzluğu ve yağmayı unutturmaya dönük iktidarın giderayak ortaya koyduğu bir tuzaktır.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    27. Paket, AKP’nin milleti 12 Eylül ve sivil asker kamplaşmasına iterek iktidar ve tüm muhalefet cephesi şeklinde ikiye ayırmak, evet oylarını iktidar oyu gibi pazarlayarak bu yolla 10 yıllık iktidarın hesabının milletçe görüleceği seçim sürecini perdelemeye dönüktür.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    28. Halkoylamasına sunulacak Anayasa Değişikliği Kanununun 6. ve 12.maddelerinde yer alan düzenleme ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 53 üncü ve 128. maddelerine getirilen değişiklik memurların bütün demokratik hakları ellerinden alınabilecektir. Şöyle ki;
    Memurlara toplu sözleşme hakkı verdik diyorlar, ancak bu hakkı ilginçtir memurlar kullanamıyor. Peki kim kullanabiliyor?
    AKP’nin tasarrufuyla oluşturulacak Kamu Görevlileri Hakem Kurulu… Dahası oluşturulan bu idari kurulun kararları kesin olup yargı denetimi dışına çıkarılıyor.
    Bu acaba memura hak vermek midir yoksa hak almak mıdır?
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    29. Anayasa Değişikliği paketinin 8 maddesi ile Anayasanın 74.maddesinde yapılan değişiklik çerçevesinde Kamu Denetçiliği Kurumundan bahsedilmekte, fakat bunun mahiyeti açıklanmamaktadır. Kamu baş denetçisinin TBMM çoğunluğu olan parti tarafından seçileceği ifade edilmiştir.
    Bu çok tehlikeli bir yoldur. Çünkü Baş Denetçi, bütün idarelerin (devlet kurumları,belediye..vs) üzerinde denetim görevi yapacak, gerektiğinde kamu kurum ve görevlilerini hükümetin baskısı altına alabilecektir. Böylece herkese eşit mesafede durması gereken devlet kurum ve memurlarını hükümetin kurumu ve memuru haline getirmenin yolunu açılacaktır. Çünkü Baş Denetçiyi Meclis’te çoğunluğu olan parti seçtirecektir.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    30. Paketin 11.maddesiyle Anayasanın 125.maddesinde değişikliğe gidilerek Yüksek Askeri Şuranın bir kısım kararları yargı denetimine açılırken, Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler yargı denetimi dışında tutulmaya devam edilmektedir.
    Acaba bunun neresi demokrasidir? Hani İdare’nin tüm eylem ve işlemleri yargı denetimine açılıyordu.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    31. Anayasanın 125.maddesinde yapılan değişiklikle idarenin eylem ve işlemlerinin yargı denetimi sınırlanmış hatta ortadan kaldırılmak istenmiştir. Şöyle ki; Bu madde değişiklikten önce “Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır” şeklinde iken değişiklikten sonra “Yargı yetkisi idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz.” hükmünü almıştır.
    Hiçbir surette yerindelik denetimi yapılamaz, şeklindeki gerekçeyle neredeyse İdare, denetlenemez anlamına gelebilecek bir uygulama içine çekilmiştir. Yerindeliğin ölçüsü nedir açıklanmamıştır. En basitinden yargı kararları, “Yerindelik denetimi yapılarak Anayasa ihlal edildi” gerekçesiyle sürekli eleştirilecek ve Mahkemeler Yüce Divan baskısı altına alınacaktır.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    32. Anayasa değişiklik kanunun 9.maddesiyle anayasanın 84.maddesinin son fıkrası kaldırılmıştır. Kaldırılan fıkra “partisinin temelli kapatılmasına beyan ve eylemleriyle sebep olduğu Anayasa mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin kararında belirtilen milletvekilinin milletvekilliği, bu kararın resmi gazetede gerekçeli olarak yayımlandığı tarihte sona erer. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı bu kararın gereğini derhal yerine getirip genel kurula bilgi sunar” hükmünü içermekteydi.
    Bu şekilde örneğin terör yanlısı olduğundan partisi kapatılan ve aynı gerekçe ile milletvekilliği düşenlerin tekrar meclise dönmesinin yolu açılmıştır.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    33. Başbakan 12 eylül askeri harekatı ile idam edilen gençlerin mektuplarını okuyarak gözyaşı sömürüsü ile 12 Eylül dönemiyle hesaplaşmayı değişikliğin temeline oturtarak Milletimizi aldatmaya çalışıyor. Ülkeyi geçmiş bir dönem etrafında kamplaşmaya itiyor. 12 Eylül intikam ve öç alınacak bir dönem değil, ders alınacak bir tarih olarak değerlendirilmelidir.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    34. Başbakan AKP’ nin 11 Eylül’ün çocuğu olduğunu defalarca itiraf etmiştir. 11 Eylül küresel ABD darbesinin, 28 şubat derin darbesinin çocukları, 12 eylül darbesinin hesabını soramaz. Her gün onlarca şehit verirken Hükumet şehit çocukları için gözyaşı döküp sivil asker elele terörle mücadele etmek yerine, generallerimizi özel mahkemelerde tutuklatmakta, Ordumuzu hedef alan ama teröristi Habur Mahkemelerinde barış elçisi olarak karşılayıp teröre cesaret veren açılımı tezgahlamaktadır.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    35. Bu değişiklik paketi AKP’nin 12 eylül ve sivil asker kamlaşmasına iterek milleti iktidar ve tüm muhalefet cephesi diye ikiye ayırmak, evet oylarını iktidar oyu gibi pazarlayarak 10 yıllık iktidarın hesabının milletçe görüleceği seçim sürecini perdelemeye dönük bir tiyatrodur.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!
    Şimdi de sırası ile AKP’nin yapısını niçin değiştirmeye çalıştığı Anyasa Mahkemesi ve Danıştay’ın engel koyduğu bazı icraatlar:

    36. AKP hükümeti, Suriye sınırımızdaki 2 Kıbrıs büyüklüğünde mayınlı araziyi İsrail’e, temizlemek karşılığında hiçbir bedel almadan sadece mayınları temizlemek karşılığında 49 veya 99 yıllığına İsrail başta olmak üzere ecnebi firmalarına devretmeye çalıştı. “Mayınlı araziyi el âleme verelim” yasası çıkardılar, Anayasa Mahkemesi iptal etti. (23 Temmuz 2009)
    Referanduma evet demek, 2 Kıbrıs büyüklüğündeki bu mayınlı araziyi İsrail’e devredelim demektir.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    37. İngiliz Specialist Gurkha Services Şirketi ile ortak Pekkan Şirketler Grubunun Başkan Yardımcısı Adnan Volkan Pekkan, Suriye sınırındaki mayınlı arazide en az 4 trilyon dolarlık petrol rezervi bulunduğunu açıkladı.
    Referanduma evet demek, anası ağlayan milletin 4 trilyon dolarını İsrail’e bedelsiz peşkeş çekmek demektir.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    38. AKP hükümeti, ay sonunu zor getiren memurlardan yüzde 35 gelir vergisi kesmek üzere yasal düzenleme yaptı. “Maaşlı çalışanlar kümesteki yolunacak kazdır, bunların gelir vergisini artıralım” dediler, Anayasa Mahkemesi iptal etti. (15 Ekim 2009)
    Anası ağlayan memur, maaşından yüzde 35 vergi kesilmesini istiyorsa referanduma evet desin; aldığım bana yetmiyor, yüzde 35’lik vergi kesintisi yapılmasın diyorsa, tüm memurlar hayırda yarışmalıdır!
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    39. AKP hükümet, köylünün 200-300 yıldan beri kullana geldiği meralarını elinden alıp Hazineye katmak istedi, orman statüsüne almak sokmak istedi. Sonra da “Orman arazileri boş boş duruyor, oralara ecnebiler ve onların içerideki ortakçısı zenginler tarafından otel kurulsun” kararı aldı, Anayasa Mahkemesi bu peşkeşi iptal etti. (7 Mayıs 2007)
    Referanduma evet demek, güzelim ormanların ecnebilere peşkeş çekilmesine evet demektir.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    40. AKP hükümeti, 5510 sayılı kanunla, emeklilik yaşını kadınlar için 59, erkekler için 61’e çıkardı. En az 9 000 gün de çalışmış olma şartı getirdi. Bu öldükten 5 sene sonra emekli olmak demektir. AKP “Memur ölene kadar çalışsın, çok istiyorsa, öldükten sonra emekli olsun” yasası çıkardılar, Anayasa Mahkemesi bu adaletsiz yasayı da iptal etti. (15 Aralık 2006)
    Öldükten sonra emekli olmak isteyenler, referanduma evet desin; böyle adaletsizlik olmaz diyenler hayırda yarışsın! 50 yaşında emekli olmak isteyenler ise referandumdan sonraki ilk seçimde BTP’yi işbaşına getirsin, 50 yaşında emekli olsun!
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    41. AKP hükümeti, şüheda kanıyla sulanmış vatan topraklarını altındaki tüm zenginlikleriyle ecnebilere dilediği gibi satmak istedi. Ecnebiler, kağıtlarını kendi darphanelerinde boyayıp banknot yapıyorlar, bu karşılıksız kağıtlarla bedavaya vatan topraklarımızı devralıyorlar. AKP hükümeti, “Yabancılar gelsin, canları ne kadar çekiyorsa, o kadar toprak alsın” yasası çıkardı, Anayasa Mahkemesiiptal etti. (14 Mart 2005 / 11 Nisan 2007)
    Referanduma evet demek, mübarek vatan topraklarını İngilizlere, Yunanlılara, İsraillilere, Amerikalılara bedavaya verelim, demektir.
    Bu vatan bizimdir; uğruna milyonlarca can verdik, kanımızı döktük, bizim kalacaktır, diyenler referandumda hayır demelidir. Referanduma hayır demek bir vatan borcudur.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    42. AKP hükümeti, topraklarımızı ecnebilere devretmek için Yabancılara Toprak Satışı Kanunu’ndan girdi, olmadı. Anasaya Mahkemesi geçit vermedi. 442 sayılı Köy Kanunu ve 5444 Sayılı Tapu Kanunu’ndan sıvışmaya kalkıştı, Mahkeme yine yutmadı. Engelledi. Yabancı Şirketlerin Taşınmaz Mal Edinmelerine dair düzenlemeyle araya girmeye kalkıştı. Yüksek Mahkeme, dur dedi. Kısaca AKP hükümeti, vatan topraklarını ecnebiye satmak için denemedik yol bırakmadı. Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, Turizmi Teşvik Kanunu ve Endüstri Bölgeleri Kanunu gibi bir çok yasayla devreye girmek istedi. Her bir düzenleme ile milletin malından ve vatan topraklarından bir şeyler kopartıp ecnebiye verdiler, vermeye kalkıştılar. Ancak Anayasa Mahkemesi sürekli önlerini kesti. Öyle oldu ki, AKP, vatanı satmada hız kesmedi, Anayasa Mahkemesinin takatını kesti… Şimdi referandum ile bu Yüksek Yargının kökünü millete kazıtmak ve önlerindeki engeli kaldırmak istiyorlar.
    Referandumda evet demek, AKP, vatanı dilediği gibi ecnebilere devretsin demektir; Türk milleti buna evet diyemez.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    43. AKP hükümeti, herkesi biz dinleyeceğiz, biz gözetleyeceğiz diye düzenleme yaptı. 5397 sayılı yasada “Herkesin telefonu dinlensin, bu işin denetlemesini, Başbakan kimi görevlendirirse o yapsın” düzenlemesi yaptı, Anayasa Mahkemesi olmaz, ayıptır dedi, iptal etti. (29 Ocak 2009; Telekomünikasyon İdaresi’nin kuran 5397 Kanunu’n dinlemeciyi atama yetkisi maddesini iptal etti)
    Referanduma evet demek, AKP’nin ve Erdoğan’ın tayin ettiği adamlar her şeyimizi dinlesin demektir.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    44. AKP hükümeti, memurun elini kolunu bağlamak istedi, toplu dilekçe hakkından dahi mahrum etti. “Memur kessin sesini, topluca şikâyet başvurusu yapmaya kalkarlarsa maaşları kesilsin” yasası çıkardı, Anayasa Mahkemesi iptal etti. (28 Ocak 2010; Devlet Memurları Kanunu’nun 125. Maddesindeki toplu şikayet ve müracaat halinde “maaş kesintisi cezası” öngören hükmünü iptal etti.)
    Bu referanduma evet demek, memurların elleri-kolları bağlı kürek mahkumu olmayı kabul etmeleri demektir. Memurlarınızın “modern köle” olmaması için hayır diyoruz, hayırda yarışıyoruz!
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    45. AKP, madenlerimizi ecnebilere peşkeş çekmek için ne orman tanıdı ne milli park… Kaz dağlarının altındaki altın rezervlerini yemyeşil ormanlarımızı kıyarak çıkartanlara, ormanları-milli parkı dilediğiniz gibi delik-deşik edin dedi. “Milli park hikâyedir, çevre raporuna filan gerek yok; nerede altın varsa, ecnebiler ve ortakçıları oraları siyanürlesinler” yasası çıkardı, Anayasa Mahkemesi iptal etti. (23 Ocak 2009) (Kaz Dağları’ndaki peşkeş hususunda Yüksek Mahkeme, yeni Çevre Yasası’ndaki, ‘Petrol, jeotermal kaynaklar ve maden arama faaliyetleri, Çevresel Etki Değerlendirmesi kapsamı dışındadır’ hükmünü Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. (23 Ocak 0009)
    Referanduma evet demek, bu orman katliamına ve maden peşkeşine evet demektir.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    46. AKP hükümeti, nasıl dilediğine yeşil Kart vermeye kalkıştı ise, dilediği adamlarına da ister çiftçilik belgesi olsun-ister olmasın çiftçilik desteği sağlayacaktı. Üç kuruşluk tarım desteğini bile çarçur edecekti. “Çiftçilik belgesi olmuş olmamış hiç önemli değil, ben kafama göre, kime istiyorsam ona tarımsal destek vereyim” dediler, Anayasa Mahkemesi iptal etti. (10 Kasım 2008) 5661 sayılı kanunun ilgili düzenlemesini iptal etti, çitçilik belgesi olmayana destek veremezsin dedi.
    Referanduma evet demek, eli nasırlı çiftçiye verilmesi gereken üç kuruşluk tarım desteğinin bile yandaşlara dağıtılıp çarçur edilmesine evet demektir.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!
    * * * *
    Bunlar da Danıştay’ın “dur” dediği vahim AKP icraatlarından bazıları!

    47. AKP hükümeti, köylünün elindeki meraları alırken, hazine arazilerini dilediğine tahsis etme düzenlemesi yaptı. “Devlete ait arazileri, yerli olsun yabancı olsun, canım kime istiyorsa ona tahsis ederim” dedil, Danıştay bu peşkeşi durdurdu. (Danıştay 8. Daire, 04 Mayıs 2005)
    Referanduma evet demek, bu peşkeşe evet demektir.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    48. AKP hükümetinin yerel temsilcileri ve belediyeleri, milleti adeta yaya yürütmek için otobüs ve sair biletlerine yüzde 30’larda zamlar yaptılar. Hükümet yüzede 8’lik enflasyon rakamlarını millete yuttururken, AKP’li İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyeleri otobüs, metrobus vs. biletlerine yüzde 30 zam yaptı. “Enflasyon oranı filan beni ırgalamaz, belediye otobüsüne yüzde 30, yüzde 50, istediğim kadar zam yaparım” kararı aldılar, Danıştay hepsini durdurdu. (Danıştay 8.Dairesi, 26 Haziran 2007; İstanbul 10. İdare Mahkemesi ve Danıştay 29 Haziran 2010)
    Referanduma evet demek, isteyenin istediği gibi kelle başı vergi vurması gibi bu fahiş zamlara evet demektir. Anası ağlamış milleti yaya yürümeye zorlayan bu haksız zamlara, hayır diyoruz.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    49. AKP hükümeti, liyakat aramaksızın ve sınav-mınava gerek olmaksızın kendi yandaşlarını devlet dairelerinde koltuklara oturtmak üzere düzenleme yaptı. “Sınava gerek yoktur, liyakate ben karar veririm, kimi istiyorsam onu Milli Eğitim Müdürü yaparım” dediler, Danıştay bu koltuk düzenlemesini durdurdu. (Danıştay İkinci Dairesi, 3 Temmuz 2007; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 1 Aralık 2007; Danıştay İkinci Dairesi 22 Ocak 2008)
    Referanduma evet demek, devlet dairelerindeki koltuklara liyakatli-liyakatsiz kimi oturturlarsa hepsine evet demek demektir. Böyle bir devlet dairesine giren vatandaşın halini varın siz hesap edin

    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    50. AKP hükümeti, özelleştirme adı altında asgari değeri 4-5 milyar dolar olan Seydişehir Alüminyum’u ecnebi bir firma ve ortakçısı Başbakan’ın hemşehrisi olan CE-KA’ye kelepir fiyatına 222 milyon dolara devretti. Kasadaki, eski parayla 15 Trilyon TL de alıcı şirketin hesabına aktardı. Yanında da, devlete yıllık getirisi 200-250 milyon TL olan ve sadece demirbaş değeri 1.5 milyar doları bulan Oymapınar Barajını da promosyon olarak verdi, hibe etti. Kısaca hükümet “Elde avuçta ne varsa zaten sattık; Seydişehir Alüminyum’u da satalım, Oymapınar Barajını da yanında promosyon olarak verelim” kararı aldı, Danıştay bu peşkeşi durdurdu. (Danıştay 13. Dairesi, 29 Haziran 2006; Danıştay 13. Dairesi, 8 Şubat 2008)
    Referanduma evet demek, işte bu peşkeşlere evet demektir, AKP hükümeti ne var-ne yok versin, milletin tüm varlıklarını elden çıkartsın demektir.
    Millet meteliğe kurşun atarken, milyonlarca insan pazarlar kapanırken atılmış sebze artıklarıyla mutfağının geçimini sağlayan çalışırken, böyle bir peşkeşlerin vebalini taşıyamayız.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    51. AKP hükümeti, 10-12 sene Tıp okuyan doktorları hem bedavaya çalıştırmak, hem de muayene açtırmamak istedi. Mesaiden sonra muayenende dahi çalışamazsın, dedi. Ya özele geçeceksin, yahut devlette çalışıyorsan muayene açmayacaksın dayatması yaptı. Sağlık hizmetini taşeronlara devretti. Öte yandan da ihtisas yapan doktorlara 1 700 TL civarında maaş verirken, henüz yeni mezun olmuş ve ihtisas yapmamış pratisyenlere de 5 bin TL artı, 2 bin 500 TL para vererek Aile Hekimi olarak atama yoluna gitti. Devlet ve üniversite hastanelerindeki doktorlara adeta kapıyı gösterdi. Doktorlar da mağdur oldu, millet de mağdur oldu. “Doktorlar ukalalık yapmasın, alayını taşeron yapalım, mal gibi kiralayalım” dediler, Danıştay durdurdu. (Danıştay 5. Dairesi, 22 Temmuz 2010; Anayasa Mahkemesi 16 Temmuz 2010 günü yasayı iptal etti)
    Referanduma evet demek, bu mağduriyetlere evet demektir.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    52. “Tekel’i şakır şakır yabancıya sattık, işçilerini de ya kapının önüne koyalım ya da 4C çuvalına sokarak köle gibi çalışsınlar” hükmüne vardılar, Danıştay durdurdu. (Danıştay 12. Dairesi, 1 Mart 2010)
    “Şeker fabrikalarını da Tekel gibi yabancıya satalım, nasıl olsa işçilerini 4C yaparız” dediler, Danıştay onu da durdurdu. (Danıştay 13. Dairesi, 23 Ocak 2010)
    Referanduma evet demek, bütün bu peşkeşlere ve haksızlıklara evet demektir
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    53. AKP hükümeti, özürlüleri rencide edecek bir düzenleme yapmaya kalkıştı. “Özürlülerin ne kadar özürlü olduklarını nüfus cüzdanlarına yazalım, kimliğini gösterdiğinde ne kadar özürlü olduğunu bilelim” yönetmeliği çıkardılar, Danıştay bunu da durdurdu. (Danıştay 10. Dairesi, 3 haziran 2008)
    Referanduma evet demek, özürlülerimize yönelik bu rendide edici tavırlara evet demektir. Millet, özürlü evlatlarını kendisinden ayrı-gayrı görmediği için referanduma hayır diyecek, hayırda yarışacak. Referandum sonrasında da BTP’yi iktidara taşıyarak, BTP’nin Milli Ekonomi Modeli ve Sosyal Devlet projeleri kapsamında tüm özürlü ve engelli vatan evlatlarına maaş bağlanacaktır, her türlü eğitim, rehabilitasyon ve sağlık hizmetleri devlet tarafından parasız karşılanacaktır.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

    54. AKP hükümeti İstanbul’un gözbebeği ve iş merkezi Galataport’u ihale-mihale yapmadan sümen altından Yahudî Sami Ofer grubuna devretti. Yine aynı şekilde rekabet ve pazarlık şartları oluşmaksızın, millet ve devlet menfaatleri gözetilmeksizin kelepir fiyatına TÜPRAŞ, TELEKOM, SEKA vs. en kârlı işletmeler, değerlerinin ve müştemilatlarının yüzde 1 fiyatına elden çıkartıldı, ecnebilere devredildi. Danıştay hepsini durdurdu. AKP Hükümeti, hukuku dolandı vereceklerini verdi. Danıştay sürekli önüne çıktı, Galataport’u Yahudi Ofer’e böyle pazarlıksız veremezsin dedi. (Danıştay 6. Dairesi, 6 Ocak 2006). Aynı şekilde TÜPRAŞ, TELEKOM vs. en kârlı işletmeleri ecnebilere veremezsini, dedi, durdurma kararları verdi. (Danıştay 10. Dairesi, 24 Haziran 2004; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 3 Ocak 2006) Hükümet, TÜPRAŞ, TELEKOM gibi birçok işletmede yine yapacağını yaptı, elden çıkarttı. Galataport ise referandum sonrasını bekliyor.
    Referanduma evet demek bütün bu peşkeşlere evet demektir. Bunlar milletin malıdır, alınteridir, dışından tırnağından artırıp ortaya çıkarttığı en kârlı işletmelerdir, bunlar ecnebiye verilemez.
    O nedenle bu Anayasa’ya HAYIR!

Yorum yap