HaberVar.net - Son dakika ve En son haberler

May 12, 2010

Bakanlığa JİTEM uyarısı

Filed under: Güncel Haberler — Tags: — admin @ 1:12 pm

DİYARBAKIR 6′ncı Ağır Ceza Mahkemesi, Güneydoğu’da işlenen faili meçhul cinayetlere ilişkin açılan 16 sanıklı davada aralarında ‘Yeşil’ kod adlı Mahmut Yıldırım ile PKK itirafçısı Abdulkadir Aygan’ın bulunduğu 5 sanıklı dosyanın, 11 sanıklı JİTEM dosyasıyla birleştirilmesine karar verildi. Sanık sayısı 16′ya ulaşan davanın görülmesine Diyarbakır 6′ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmaya, müdahil avukatları Tahir Elçi, Barış Yavuz, Burhan Deyar ve Serdar Çelebi katıldı. Mahkeme, İçişleri Bakanlığı’na, nüfus bilgileri kapalı sanıklardan Ali Ozansoy, Hüseyin Tilki, Fethi Çetin ve Kemal Emlük’ün bu bilgilerinin istenmesine ilişkin gönderilen yazıya yanıt geldiğini bildirdi. Mahkeme heyeti, bakanlığın sanık kimlik bilgileriyle ilgili istemine olumsuz cevap verdiğini, gelen yazıda sanıkların kimliklerinin değiştirildiği, koruma tedbiri uygulandığı deşifre olmaları halinde çok sayıda sorun çıkacağının yer aldığını açıkladı. Bakanlığın mahkemeye gönderdiği yazıda ayrıca, sanıklar için çok büyük meblağlarda devlet tarafından harcama yapıldığı ve kimlik bilgilerinin açıklanması durumunda devlete güvenin azalmasına neden olacağı savunuldu.

AİHM tazminat davası örneği

Mahkeme heyeti, İçişleri Bakanlığı’na yeniden müzakere yazılarak ‘ivedi’ olarak sanıkların yeni kimlik bilgilerinin bildirilmesini istedi. İçişleri Bakanlığı’nın olumsuz yazısına karşı, Anayasa’nın ilgili maddelerini ve Abdülkadir Çelikbilek’in öldürülmesi davasında Türkiye’nin AİHM’de mahkum olduğunu da hatırlattı.

Mahkeme ayrıca İçişleri Bakanlığı’na ‘uyarı’ mahiyetinde, “Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma ve hükmün infazından kurtulması için imkan sağlayan kimse, 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır” yazılı ceza kanunundaki ilgili maddeleri hatırlattı.

‘Abdülkadir Aygan istensin’

Ağır Ceza Mahkemesi, yurt dışında yaşayan PKK itirafçısı Abdulkadir Aygan’ın bulunduğu ülkeden Türkiye’ye iadesi için ‘iade talepnamesi’ düzenlenmesini ve sanıklar Hacı Hasan (İbrahim Babat), Adil Timurtaş, Mehmet Zahir Karadeniz, Lokman Gündüz, Hayrettin Toka, Aziz Turan (Abdulkadir Aygan), Ali Ozansoy, Hüseyin Tilki, Fethi Çetin, Faysal Şanlı, Kemal Emlük, Recep Erkal (Tiril), Mahmut Yıldırım ve Muhsin Gül’ün ifadelerinin alınması için mahkemede hazır edilmelerine karar verdi. Mahkeme ayrıca, Kara Kuvvetleri Komutanlığı 7′nci Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı’ndan, Hikmet Köksal, öldürülen Ahmet Cem Ersever, Arif Doğan ve Şaban Bayram hakkında herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığının sorulmasını kararlaştırdı.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=305077&tarih=12.05.2010&Categoryid=1

12 kritik anlaşma

Filed under: Güncel Haberler — Tags: — admin @ 1:12 pm

Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev’in dün akşam başlayan Türkiye ziyareti çerçevesinde bugün başta nükleer santral olmak üzere önemli imzaların atılması bekleniyor. Enerji Bakanı Yıldız, Rusya ile Türkiye arasında nükleer santral yapımına dönük anlaşmayla ilgili, “İnşallah iki tarafın olumlu yaklaşımıyla bir anlaşma imzalanacak, sıkıntı yok” dedi.

Enerji Bakanı Taner Yıldız, Türkiye’de nükleer santral kurulması konusunda Rusya ile yapılacak anlaşmaya ilişkin olarak herhangi bir olumsuzluk ve sıkıntının bulunmadığını bildirdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkiye’ye gelen Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev’den önce Ankara’ya gelen Rusya Başbakan Yardımcısı İgor Seçin’i Esenboğa Havalimanı’nda karşıladı. Görüşmeler sonucu iki önemli anlaşma taslağının hazırlandığını dile getiren Yıldız, stratejik işbirliği kapsamında seçkin projelerin imzalarının bir bir gerçekleştiğini söyledi.

Anlaşmalar konusunda olumsuz bir durum olmadığını ve yarın (bugün) bir anlaşma imzalanacağını vurgulayan Yıldız, basın mensuplarının yarın Rusya ile Türkiye arasında nükleer santral yapımına dönük anlaşmanın imzalanıp imzalanmayacağına ilişkin sorusu üzerine, iki taraf uzmanlarının geçen hafta Meclis’te Anayasa değişikliği ile ilgili görüşmeler sürerken dahi, bu konuyla ilgili görüşmelerin devam ettiğini söyledi.

Gündem yoğun

Yıldız, “Somut, sonuç odaklı çalışmalarımız sürüyor, yarın (bugün) inşallah iki tarafın olumlu yaklaşımıyla bir anlaşma imzalanacak, şimdiden bütün detayları vermemiz doğru olmamız, fakat herhangi bir olumsuzluk, sıkıntı yok” dedi.

Rusya Başbakan Yardımcısı Igor Seçin ise Gazprom’un Türkiye’ye sattığı gazın daha makul seviyeye getirilmesi konusunda Türk tarafıyla birkaç alanda çalışmaların devam ettiğini bildirdi. İki ülke vatandaşlarının vizesiz dolaşımı, tarım, turizm gibi konuların da görüşüldüğünü anlatan Seçin, enerji konusunda Rusya olarak öncelik verdikleri projelerin “nükleer enerji, doğal gaz ve petrol taşımacılığı konularındaki işbirliği” olduğunu da vurguladı. Seçin, “Samsun-Ceyhan Projesi’ni çok önemsiyoruz. Bu konuda Türk partnerlerle çok verimli, sağlam, rahatlatıcı şekilde çalışmalarımız devam ediyor; fakat Bulgar partnerleri konusunda aynısını söyleyemeyeceğim. Samsun-Ceyhan hattının inşasının bugünkü fiyatlarla maliyeti 3 milyar dolar. Yakın zamanda projeyle ilgili çalışma programı belirlenecek. Samsun-Ceyhan projesinde biz kendi üzerimize düşen yükümlülükleri mutlaka yerine getireceğiz” diye konuştu.

Seçin, nükleer santral inşaatı çalışmalarının yüzde 25-30′unu Türk firmaların yapacağını da kaydetti.

Beyaz et kotası birkaç gün içinde belli olacak

RUSYA Başbakan Yardımcısı Igor Seçin ile yaptığı görüşmeden sonra açıklama yapan Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Rus tarafı ticareti ilişkileri geliştirip ticareti daha dengeli hale getirmekte kararlı olduklarını belirtti. Çağlayan, Rusya’ya beyaz et ihracatı konusunda kota ve rakamların birkaç gün içinde belli olacağını kaydetti. Çağlayan, Türkiye ve Rusya için önemli olan Soçi limanı dışında daha kapsamlı liman ve lojistik merkezi yapımı gerçekleştirileceğini belirtirken Seçin de, “Soçi sadece yük limanı olmayacak. Türk mallarının rahat girişi için çalışıyoruz. Türk tarafına bazı önerilerde bulunduk, kendileri kabul ederse federal bütçeden karayolu ve demiryolunun geliştirilmesi için pay ayırmaya hazırız” değerlendirmesini yaptı.

Kremlin: Büyük projelerin ortak yapılması umut verici

KREMLIN, Türkiye ve Rusya arasındaki enerji işbirliğinin dinamik bir şekilde geliştiğini belirterek, iki ülkenin Güney Akım, Mavi Akım 2, Samsun-Ceyhan petrol boru hattı ve Türkiye’nin ilk nükleer santralinin inşaatı gibi büyük projeleri birlikte hayata geçirmelerinin “umut verici” olduğunu açıkladı.

Kremlin Basın Merkezi’nden Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev’in Türkiye’ye yapacağı iki günlük resmi ziyaretle ilgili yapılan açıklamada, tarafların ikili ilişkilerin hukuki zemininin güçlendirilmesi görüşmelerine öncelik vermelerinin beklendiği ifade edildi.

Açıklamada, ziyaret sırasında ulaşım, tarım, enerji, eğitim, turizm ile güvenlik de dahil olmak üzere 20′den fazla belgenin imzalanmasının planlandığı kaydedildi.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=305066&tarih=12.05.2010&Categoryid=1

Comments (0)

Baykal’ınki ‘temel içgüdü’

Filed under: Güncel Haberler — Tags: — admin @ 1:12 pm

Gazete Habertürk’ten Kutlu Esendemir, siyasi aktüaliteyi en ince detayına dek izlemeyi de ihmal etmeyen yazar/düşünür Alev Alatlı’yla, Baykal skandalı üzerine konuştu…

Nedir sizce Baykal’ın bu içine düştüğü durum?
Vallahi, Kutlu Bey, bilemem ki! Ama daha 1990′da, Baykal’ın bir ilişkisi olduğunu duyardım.

Görüntülerdeki kadınla mı?
Sekreteri derlerdi ama o sekreter bu hanım mıydı, başkası mıydı? Gerçek miydi, iftira mıydı? Duyardım ve hiçbir zaman üzerinde de durmadım doğrusu. Görüntülerin şu veya bu biçimde, intikam alır gibi ortaya dökülmesi çok aşağılık. Tartışılacak bir tarafı yok. Böyle ortaya dökülmemeliydi. “İlk taşı günahsızlar atsınlar” nitekim.

Kendisi bu olayın üstesinden gelebilecek midir?
Gelemezse şayet, bu yük, zaten kaybetmek üzere olduğu bir oyunda olsa olsa bir yan faktör olarak kullanılacaktır. Yani, ben ne delegelerinin, ne de seçmenlerinin bundan dolayı küseceğini inanmıyorum.

Tam tersine bir mağduriyetin kurbanı olarak alkışlanabilir mi?
O kadar da değil! Ödüllendirilmez. Ama eğer Deniz Bey, pozisyonunu, konumunu kaybedecekse, asıl neden bu skandal olmayacaktır. Deniz Bey’in performansına rağmen hâlâ orada kalması zaten bir mucizeydi. O bakımdan, hangi noktada partililer bu olayı bahane eder de, yıllardır yapamadıkları bir şeyi yapar, muhalif bayraklarını dalgalandırırlar? Son tahlilde kimsenin, “Vay! Bu ne rezalet” diyerekten, genel başkanlarını taşlamaya kalkacağına ihtimal vermiyorum.

Nasıl düştü Baykal böyle bir kaosun içine?
Deniz Bey’in yaşadığı temel içgüdü zahir. Cinsellik, üreme, bunlar temel içgüdüler. Sırf yumurtlayabilmek için akarsuya ters yüzen, çağlayanlar atlayan, yumurtlar yumurtlamaz da ölen balıkları düşünün. Üreme ve onun olmazsa olmazı cinsellik, en temel içgüdüdür. Yaşla, başla değil, sağlıklı bedenle ilgisi var. Deniz Bey’i oturduğum yerden çözümlemem mümkün değil ama çok da şaşırmış değilim doğrusu.

Toplum niye şaşırdı?
Bence toplum da pek şaşırmış değil. İntikam alıyor.

Nasıl bir intikam bu?
Bir biçimde yücelmiş kişilerin aşağıya çekilmesi, “eşitlenmişlik” gibi bir duygu yaratır ya toplumlarda, o anlamda bir intikamdan bahsediyorum. Hatırlasınıza, (Bill) Clinton nasıl patladıydı? Amerika gibi, her şeyin ayağa döküldüğü, alenileştirildiği, cinselliğin bu kadar uluorta yaşandığı bir toplumda Clinton’un başına geleni gördük. İfade verişini seyrederken tüylerim ürpermişti, “Niye yapıyorlar bunu bu adama?” diye utanmıştım. Hani vardır ya, işkence, insana işlenen suçtan daha ağır gelir, öyle bir şey. “Anlat bakalım: İşte şöyle mi yaptın, böyle mi yaptın? Nereden tuttun, nereden bıraktın?” Sorgucuların aslında kendilerini akladıkları bir tür engizisyon mahkemesi gibiydi. Ağır bir psikolojik travma olmalı. Hele de Deniz Bey gibi, “En etik benim” iddiasını yansıtmaya özen gösteren biri için. Partisini bir biçimde Cumhuriyet’in, Atatürk’ün, değerlerinin yegane temsilcisi olarak takdim eden birisi için.

Partinin ucunu Atatürk’e bağlamak cinsel yaşama engel mi?
Tabii ki hayır. Söylemeye çalıştığım Deniz Bey’in senelerce, deyiş yerindeyse, bir “etikler manzumesi” imajına sahip çıkmış olması. Paraya pula bulaşmayan etik bir siyasetçi. Hitabetiyle, giyim kuşamıyla etik ve elit. Hatta üstenci. Bu skandalın kendisini Tanrı’nın ölümlü kullarıyla eşitleyen bir tarafı var ki, herşeyden önce egosuna darbe. Bu saatten sonra o aşağılık kasetle anılacak olması, çok yazık. Biraz elit, biraz üstenci, ama sıradan olmayan bir siyasi portre çizerken, bir anda fenersiz yakalandı. Alllah! Milletin keyfine bakın. “Deniz Bey de bizdenmiş abi!” (Gülüyor)

Tabii bu skandalın başaktörlerini konuşuyoruz. Bir de bunun mağduru eşler var.
Korkunç! Şöyle söyleyeyim: İstenmeyen bir eş olarak ekspoze (açıkta bırakılma) edilmek çok zor. Biliyor olsanız bile, eşinizi çok seviyor olsanız bile. Çok zor. Onur kırıcı bir şey.

Nesrin Baytok’un politik yaşamı sürer mi?
A, bakın, onunki büyük ihtimalle biter. Daha kolay biter, zira ikisi aynı kefede değiller. Bir kere o bir kadın. Deniz Bey erkek. Yani bir taraftan bu avantajı var, diğer taraftan da kendisinden nemalanan, beklentileri olan bir çevresi. Oy potansiyelini kat kat aşan mali kaynakları olan bir partinin lideri kendileri… Bir başka kulvara atlıyor gibiyim ama söylemeden geçemeyeceğim, bence Deniz Bey’in en büyük hatalarından birisi CHP’yi, “Atatürk’ün partisi” olarak konumlamaktan vazgeçmemesiydi. Hal bu olunca, bir, demokratikleşme sürecinde Kemalizm’e yönelen doğru yanlış her eleştiri CHP’yi vurdu. İki, rol modeli kalmadı. 21. yüzyılda savunulamayacak davranışları aklamak zorunluluğu gibi bir açmazda kaldılar.

Siyasi yaşam neden bir yolsuzluk dosyasıyla sonlanmaz da, bir seks skandalıyla noktalanabilir?
Ah! Ama Kutlu Bey, neden bana bunu soruyorsunuz? Yolsuzluk denen şey, bir milletin elbirliğiyle hoşgördüğü değilse, öte yana baktığı bir oluşumdur zaten. Biraz az, biraz çok ama “Bal tutan parmağını yalar” düsturunun geçerli olduğu bir ülkedir burası. “Allah kaşınacak tırnak vermesin” derler. “Devletin malı deniz, yemeyen…” dendiğini hep biliriz. Bu ülkenin insanları, ne zamandan beri yolsuzluğu ciddiyetle ve şiddetle terbiye etmeye soyundular ki?

Ya seks skandalı?
İlle de bitirir diye bir öngörüde bulunamayacağımı söylüyorum. Ancak, Deniz Bey durumunda kendisini diğer fanilerle eşitlediğinden, havasını alacağı için durum daha vahimdir. Tescilli çapkın kurtarır da, aile babası, hatta dedesi, siyasi “iffet” sahibi duruşunu işleyegelmiş olan Baykal’a reva görülen şamar daha ağır olacaktır.

İSLAMİ MEDYA UTANMIŞ OLABİLİR

Baykal’ın görüntüleri önce bir İslamcı habervaktim.com sitesinde yayınlanıp her yere yayıldı ama İslami duyarlılığı olan gazeteler sonrasında bu haberi görmedi.
En iyimser tahminle utanmış olduklarını umuyorum. “Kol kırılır, yen içinde kalır” anlayışına sadık kalmışlardır diye düşünmek istiyorum. İslami dediğimiz medyanın genel tavrına yakışan da bu olmalıdır. İslam hukukunda da bilirsiniz; bir kabahatin aleni işlenmesi iki misli cezaya sebep olur. “Şarap içecekseniz, sokakta değil evinizde için, kendi damınızın altında için” derler. İki yüzlülükten değil, kötünün çevresini ihata etmek, kanser uru misali olduğu yerde izole etmek için. Günümüz Türkiye’sinin, “Yüzleşelim, içimiz dışımız bir olsun” gibisinden, “Batılı” olduğu düşünülen tavrına aykırıdır ama derin bir düşünülmüşlüğün sonucudur.

Mahremiyet bunun neresinde kalıyor?
“Mahrem” diye bilegeldiğimiz alanı ifşa etmenin kime ne yararı olduğunu iyi düşünmemiz gerektiği kanaatindeyim. Kötülüğü, pespayeliği deşeleyip, ifşa etmek için yarışmak, kime, nasıl iyi gelir, saptamak lazım. Günümüzdeki açılmak, dökülmek, ifşa etmek, suçlamak şeklinde gelişen Batılılaşma sürecinin örtülü kalmış haksızlıkları meydana çıkarmak gibi bir yanı olduğu inkar edilemez ama acaba ürküttüğü kurbağaya değer mi? Bir de bu taraftan bakmak lazım.

Burada bir ikiyüzlülük yok mu? Siz Baykal’ın kasedini sitenizde yarım saat kullanıp dünyaya yayacaksınız. Öte yandan hiçbir şey olmamış gibi ertesi gün gazetenizde konuyu yok sayacaksınız.

Ayıp, çok ayıp! Hele de kendisine “Müslüman” diyen birine hiç ama hiç yakışmayan, hatta günaha sokan bir tutum! İkiyüzlülük var, tabii! Nesini yadsıyacaksınız! Ayıptır, ayıp!

BU MÜJDE AR MODELİ BİR İLERİCİLİK

Başbakan olayı öğrenir öğrenmez müdahale ediyor ve görüntülerin kaldırılmasını istiyor.
Tayyip Bey’den de beklenen budur. Çok ender gördüğümüz, vakur bir davranış.

Baykal’ın da özellikle özel hayatlar konusunda hep bir duyarlılığı vardı.
Evet de, bakın, “daha ilerici” olduğu iddiasındaki siyasi partilerin mensupları, her zaman bu tür ilişkilerde biraz daha geniş olmuşlardır. Buradan baktığınızda, Baykal’ın işinin, Tayyip Bey’inkinden daha zor olduğunu görürsünüz. Muhafazakar partilerde, bu bağlamda eleştirilecek, ayıplayacak yandaşa pek az rastlanır. Oysa kendilerine “ilerici” sıfatını yakıştıran, siyasi oluşumlar, tuhaf bir “Batılılaşma” insiyakıyla (içgüdüsüyle) cinsel özgürlükleri öncelemeyi seçerler. Sonuç, cinsel ihtiyaçlarınızı davul zurnayla ilan etmekten sakınmadığınız, boğazın dokuz boğum olduğunun unutulduğu, Müjde Ar modeli bir ilericiliktir. Bu modelin yadırganmadığı, doğal karşılandığı, hatta onaylandığı siyasi partilerde, ne denli aksak olursa olsun, özel hayatları deşmemek dillendirilmemiş bir mutabakata dayanır. İşte bu mutabakat bir yanıyla Deniz Bey’i aklayan mutabakatken, diğer yanıyla da zora sokan mutabakattır. Tayyip Bey’in partisinde daha kolay, çünkü “kötü” örneği kınayacak partili sayısı daha çoktur.

CHP tabanı bu olayı affeder mi?
Affeder, efendim, affeder. Rahmetli Özal’ın dediği gibi, “Alışırlar.” Hem de pek hızlı alışırlar.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=305129&tarih=12.05.2010&Categoryid=1

Comments (0)

Sakallı bir komutan

Filed under: Güncel Haberler — Tags: — admin @ 12:12 pm

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, İspanya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Jose Julio Rodriguez’i Karargah’ta ağırladı. Törende, konuk komutanın gür sakalları dikkat çekti.

Rodriguez, karargahtaki törene eşi Pagui Rodriguez’le katıldı. Orgeneral Başbuğ’un eşi Sevil Başbuğ’un eşlik ettiği Pagui Rodriguez’in yanında, Karargah’tan İspanyolca bilen bir de kadın subay hazır bulundu. Genelkurmay kaynakları bu tür törenlere konuk komutanların nadir olarak eşleriyle birlikte katıldıklarını belirttiler. Törenin ardından görüşme basına kapalı gerçekleşti. Görüşmede iki ülke arasındaki askeri işbirliği konuları üzerinde durulduğu öğrenildi.

Periyodik buluşma

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ, geçen yıl İspanya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Jose Julio Rodriguez tarafından İspanya’da ağırlanmıştı. İspanya’daki görüşmenin ardından İspanya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Mevcut işbirliği ve dostluğu geliştirmek için Genelkurmay Başkanları arasında yapılan periyodik buluşma” denilmişti.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=305095&tarih=12.05.2010&Categoryid=1

Comments (0)

Hayat devam ediyor

Filed under: Güncel Haberler — Tags: — admin @ 11:12 am

DEVLET Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, İsviçre dönüşünde gazetecilerin Deniz Baykal’ın istifalarıyla ilgili soruları üzerine,”Biliyorum iç politikada önemli gelişmeler var. Ama hayat devam ediyor. Bu nedenle önce bu gezimle ilgili olarak değerlendirme yapacağım”dedi.

Bakan Çiçek, bir gazetecinin, “Hükümet bu olayı ortaya çıkaracak mı?” sorusuna, “Sadece hükümet olarak değil, hükümet tabiatı ile bu tür olayları nasıl ortaya çıkarır? Bunun anayasamızda yasalarımızda yolu, yöntemi bellidir. O çerçevede elbette her türlü suç teşkil eden bir olayın ortaya çıkarılması noktasında biz üzerimize düşeni bu güne kadar yaptık, bundan sonra da yaparız” yanıtını verdi.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi bünyesinde bulunan, ‘Evrensel Periyodik İnceleme Mekanizması Toplantısı’na (EPİM) katılmak için İsviçre’ye giden Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek bugün saat 15.00′de Cenevre’den İstanbul’a geldi.

Atatürk Havalimanı’na, İsviçre’den geldiği THY uçağından spor bir kıyafetle inen Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, basın toplantısına kıyafet değiştirerek başladı. Cemil Çiçek, Deniz Baykal’ın istifası ile ilgili olarak sorulan bir soru üzerine, şunları söyledi:

“Doğrusunu isterseniz ben bu olayla ilgili şahsi düşüncemi, üzüntümü ilk gün kendisini telefonla arayarak ifade ettim. Kendisi tarafından da bu basına açıklandı. Parti mensubu olarak düşüncemi soruyorsanız, bu konuyla ilgili olarak da Sayın Başbakan ve ilgili arkadaşlarımızın bu gün gazetelerdeki açıklamalarını okudum. Pazar gününden beri bu önemli toplantıdayım. Bu önemli gelişmeleri de sizler kadar yakınen takip etme imkanım olmadı. Kaçamak bir cevap vermek için de bunu söylemek istemiyorum. Eksik bilgi ile böylesine önemli bir konuyu değerlendirmek hem konu açısından bir kısım değerli insanlar açısından da yanlış sonuçlara götürür.

Ben bu konunun yargıya intikal ettiğini biliyorum. Yargıya intikal ettiğine göre kafamızda ne soru varsa, bunların biran evvel aydınlatılması yargı yoluyla olacaktır. Bizlere de düşen yargının bu soruşturmayı yaparken Cumhuriyet savcılarımızın bu soruşturmayı yaparken istediği bilgilere ulaşabilmesi. Bizden istediği herhangi bir husus varsa süratle mümkün olan imkan çerçevesinde bunların karşılanmasıdır. Belki o tartışmaların da doğru bir mecrada yapılmasına imkan verir”

HÜKÜMET OLAYI ORTAYA ÇIKACAK MI?

Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, bir gazetecinin, “Hükümet bu olayı ortaya çıkaracak mı?” sorusunu ise, “Sadece hükümet olarak değil, hükümet tabiatı ile bu tür olayları nasıl ortaya çıkarır? Bunun anayasamızda yasalarımızda yolu, yöntemi bellidir. O çerçevede elbette her türlü suç teşkil eden bir olayın ortaya çıkarılması noktasında biz üzerimize düşeni bu güne kadar yaptık, bundan sonra da yaparız. Dediğim gibi yargıya intikal eden bir konuda evvela olaya vaziyet eden yargı makamlarıdır. Bize düşen de onların ihtiyaçlarını karşılamak, bizden istenen hususlar varsa onları da süratle yerine getirmektir” yanıtını verdi.

Başbakan Yardımcısı Çiçek, özel hayatın gizliliğinin ihlali ile ilgili bir soru üzerine de “Biz bunu 2005 yılında yaptığımız ceza kanununda suç haline getirdik. Dolayısıyla bizim bakımımızdan özel hayatın gizliliğine müdahale suç siyaseti açısından suç olarak kabul edilmiştir. 135 ve takip eden maddelerdir” dedi.

Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Cenevre’deki toplantıyla ilgili olarak da, Türkiye’ye büyük ilgi gösterildiğini belirterek, şöylekonuştu:

“Bu toplantıda Türkiye’ye büyük ilgi gösterilmiştir. Üye ülkeler Türkiye’yi ilgi ve takdirle takip ettiklerini söylemişlerdir. Son yapılan anayasa değişiklikleri konusu dünya kamuoyu tarafından ilgi ile karşılandı. İnsan hakları konusu ise açık bir konudur. Ne yaparsak yapalım Türkiye’nin birçok Avrupa ülkesine nazaran çok eksiği vardır. Bunlar zamanla düzeltilecektir. Toplantıda kadınlara karşı ayrımcılık konusu, kız çocuklarının okutulması, çok ağır cezalar getirilmesine rağmen töre cinayetlerinin dış dünyada yakınen takip edildiğini gördük. Bu arada medeniyetler ittifakı konusunda Türkiye tüm üyeler tarafından takdirle karşılandı. İnsan kaçakçılığı ve uyuşturucu konusunda ülkemizin gösterdiği çalışmalar takdir edildi” dedi.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=305039&tarih=12.05.2010&Categoryid=1

Comments (0)

Balyoz dosyasında ifade kuyruğu

Filed under: Güncel Haberler — Tags: — admin @ 10:12 am

“Balyoz Güvenlik Harekat Planı” soruşturması kapsamında aralarında Deniz Eğitim ve Öğretim Komutanı Koramiral Abdullah Can Erenoğlu’nun da olduğu 10 muvazzaf asker daha ifade verdi.

Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi dün yine hareketli saatler yaşandı. Sabah saatlerinde Merkez Komutanlığı’na ait minibüsle getirilen 10 muvazzaf asker, hakim ve savcıların kullandığı protokol kapısından giriş yaptı. Balyoz soruşturması savcılarına yaklaşık 3 saat ifade veren askerler daha sonra serbest bırakıldı. Adliyeye öğleden sonra ise Deniz Eğitim ve Öğretim Komutanı Koramiral Can Erenoğlu ifade vermek üzere geldi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı tarafından sorgulanan Erenoğlu da serbest bırakıldı.

Balyoz Güvenlik Harekat Planı Soruşturması operasyonlarında 25′i general 78 muvazzaf subay hakkında gözaltı kararı alınmıştı. Ancak soruşturmada yeni atanan savcıların da dosyayı inceleyebilmesi için operasyonlar İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Engin’in talimatıyla durdurulmuştu. 2003′te hükümeti devirmek için hazırlandığı iddia edilen plan, camileri bombalama gibi çeşitli provokasyonları içeriyor. Tutuklanan tüm isimler ise ısrarla böyle bir planın varolmadığını söylüyor.

Balyoz’a ABD’den bilirkişi raporu

ÇETİN Doğan’ın avukatlarının Balyoz Güvenlik Harekat Planı’na ilişkin askeri savcılık ve TÜBİTAK tarafından hazırlanan bilirkişi raporlarını ABD’de 2 uzman kuruluşa göndererek değerlendirmelerini aldı. Uzman kuruluşlardan Cyber Diligence TÜBİTAK raporunu hazırlayan üç kişininn bilgisayar adli tıp eğitimi almadıklarını dolayısıyla bu şekilde hazırlanan bir raporun gerçek kabul edilemeyeceğini belirtti.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=305084&tarih=12.05.2010&Categoryid=1

Comments (0)

‘Benim 10 tane arabam var’

Filed under: Güncel Haberler — Tags: — admin @ 10:12 am

Fatih?te polisin dur ihtarına uymayarak kaçan Cengizhan Deveci, yaşanan kovalamaca sırasında aşırı hız yapınca direksiyon hakimiyetini kaybederek, bariyerlere çarptı.

Takla atan otomobil, kendini takip eden polis araçlarından biriyle çarpıştı. Kazada dur ihtarına uymayan sürücü hafif şekilde yaralandı.

Hurdaya dönen otomobilden hafif sıyrıklarla kurtulan sürücü Cengizhan Deveci, polislere “hiç önemli değil, benim on tane arabam var.” dedi.

Deveci’nin otomobil hırsızlığı başta olmak üzere çeşitli suçlardan 20′e yakın aranmasının olduğu ve yapılan ilk incelemede otomobilin içinden bir miktar kokain çıktığı öğrenildi.

Benim 10 tane arabam var
video için tıklayın

Polis ekipleri Fatih Aksaray?da şüphelendikleri 34 YP 7747 plakalı otomobili, durdurmak istedi. Adının Cengizhan Deveci (36) olduğu öğrenilen sürücü polisin dur ihtarına uymayarak kaçmaya başladı. Bunun üzerine polis ve sürücü arasında kovalamaca başladı. Kovalamaca bir süre Millet Caddesi üzerinde ve ardından Fındıkzade’nin ara sokaklarında devam etti. Tekrar, Millet Caddesi Topkapı istikametine giren Deveci Cengizhan Deveci İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi önünde aşırı hızlı seyreden otomobilin direksiyon hakimiyetini kaybedince bariyerlere çarparak takla atmaya başladı.

POLİS, TAKLA ATAN ARACA ÇARPTI

Takipteki polis araçlarından biri önde takla atan otomobille çarpıştı. Polisler kazayı yara almadan atlatırken, Cengizhan deveci hafif şekilde yaralandı.

‘BENİM ON TANE ARABAM VAR’

Kazadan sonra hurdaya dönen otomobilden hafif sıyrıklarla kurtulan sürücü Deveci, polisin araç ne hale geldi demesi üzerine ” hiç önemli değil. Benim 10 tane arabam var”dedi. Deveci polis aracına bindirilirken polisleri uzun süre uğraştırdı. Yaralı sürücü İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesine kaldırıldı. Deveci ayakta tedavi edildikten sonra gözaltına alınarak Şehremini Polis Merkezi’ne götürüldü.

OTOMOBİLDEN KOKAİN ÇIKTI

Polisten kaçan ve kaza yapan sürücü Cengizhan Deveci’nin otomobil hırsızlığı başta olmak üzere çeşitli hırsızlıklardan 20′e yakın aranmasının olduğu ve yapılan ilk incelemede otomobilin içinden bir miktar kokain çıktığı öğrenildi.

Bu arada, polis ekiplerinin kazandan sonra basın mensuplarının görüntü almaya çalıştığını fark edince olay yerine güvenlik şeridi çekmek istedi. Polisin güvenlik şeridini olay yerine değil de basın mensuplarının bulunduğu alana çekmesi dikkat çekti.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=304990&tarih=12.05.2010&Categoryid=1

Comments (0)

Köşk çalışmalarını sürdürüyor

Filed under: Güncel Haberler — Tags: — admin @ 10:12 am

Köşk’ün hukukçuları Anayasa paketi üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Gül paketin teknik ve hukuki incelemesini Genel Sekreter Yardımcısı Emin Kuz’a verdi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülerek yasalaşan Anayasa değişiklik paketine ilişkin kararını Perşembe ya da Cuma günü açıklayacak. Gül’ün paketin hukuki ve teknik incelemesini teslim ettiği Genel Sekreter Yardımcısı, eski hakim Emin Kuz’un çalışmaları sürüyor. Çankaya’ya gönderilen yasaların incelemesini yapan ve çoğunluğu hukukçulardan oluşan Kanunlar Kararlar ve Hukuk İşleri Başkanlığı, Emin Kuz’a bağlı olarak çalışıyor. Emin Kuz’un anayasa değişiklik paketinde Türkiye’nin önde gelen Anayasa hukukcuları ile de görüş alışverişinde bulunduğu öğrenildi. Eski Hakim ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi eski öğretim üyelerinden Emin Kuz, 10. Cumhurbaşkanı Sezer’in YÖK üyeliğine seçtiği isimlerdendi. Gül, Kuz’u Köşk’e Genel Sekreter Yardımcılığı’na atamıştı.

‘Çok gecikmeyecek’ demişti

TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan Anayasa değişiklik paketi, 7 Mayıs Cuma günü akşam saatlerinde onaylanmak üzere Çankaya Köşkü’ne gönderildi. Cumhurbaşkanı Gül’ün 15 günlük inceleme süresi bulunuyor. Cumhurbaşkanı’na tanınan 15 günlük süre, 22 Mayıs tarihinde sona eriyor. Ancak Gül, geçtiğimiz haftalarda katıldığı bir programda gazetecilerin sorularını yanıtlerken, Anayasa değişiklik paketine ilişkin vereceği kararın zamanlamasına ilişkin olarak, “Bu konudaki kararım çok gecikmeyecek” diyerek, kendisine tanınan süreden önce bir açıklamada bulunacağı mesajını vermişti. Gül’ün Anayasa değişiklik paketine ilişkin kararını Perşembe ya da Cuma günü kamuoyuna açıklayacağı öğrenildi.

İnceleme erken başladı

Anayasa değişikliği teklifinin TBMM’de görüşmeleri sürerken Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı, eski Hakim Emin Kuz başkanlığındaki Kanunlar Kararlar ve Hukuk İşleri Başkanlığı’nın maddeler üzerinde teker teker incelemelerini yaptıkları öğrenildi. Kuz başkanlığındaki heyetin yasa üzerindeki çalışmalarını sürdürdüğü ifade edildi.

Necipoğlu ant içip kisve giydi

Anayasa Mahkemesi asıl üyeliğine seçilen Nuri Necipoğlu, Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan’ın da katıldığı törenle ant içerek, görevine başladı. Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç törende yaptığı konuşmada “Anayasa Mahkemesi, Atatürk’ün hedef gösterdiği çağdaş uygarlık düzeyini yakalamış, demokratik, laik ve sosyal hukuk devletinin tam bir yansızlık içinde koruyucusu ve en büyük güvencesi olacaktır” dedi. Kılıç konuşmasının ardından Necipoğlu’na kisvesini giydirdi. Anayasa Mahkemesi’nin Cumhurbaşkanı Gül, Anayasa Mahkemesi Asıl Üyeliğine, Askeri Yargıtay Üyesi Hakim Kıdemli Albay Nuri Necipoğlu’nu seçmişti.

NEŞELİ SOHBET

Necipoğlu, kisvesini giydikten sonra Cumhurbaşkanı Gül ile tokalaştı. Necipoğlu, Kılıç’ın uyarısı üzerine Başbakan ve diğer protokol ile de tokalaştı. Törende Gül ve Erdoğan’ın sohbetindeki neşe dikkat çekti. Törenin ardından, Gül, Erdoğan ve yüksek yargı mensupları Kılıç’ın makamında bir süre sohbet etti.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=305093&tarih=12.05.2010&Categoryid=1

Comments (0)

O artık G.Saraylı!

Filed under: Güncel Haberler — Tags: — admin @ 10:12 am

Jacques Chirac yaptığı teşekkür konuşmasında “Laiklik” vurgusu yaparak “Fransa ve Türkiye demokrasi ve laiklik imajında daima birbirlerine daha yakın olsunlar” dedi

Fransa eski Cumhurbaşkanı Jacques Chirac Galatasaray Üniversitesi Senatosu’nun aldığı kararla kendisine verilen fahri doktora unvanını almak için dün İstanbul’a geldi. Chirac, burada yaptığı konuşmada Galatasaray Üniversitesi diploması taşımaktan onur duyduğunu söyledi. İki dönem Cumhurbaşkanlığı, iki dönem Başbakanlık ve uzun yıllar Paris Belediye Başkanlığı görevleri yapan ve Fransız siyasetinde önemli bir yere sahip olan Chirac fahri doktora unvanını Galatasaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ethem Tolga’nın elinden aldı.

“Galatasaraylı olmaktan dolayı gururluyum

Galatasaray Üniversitesi Yiğit Okur Yerleşkesi, Aydın Doğan Oditoryumu’nda gerçekleştirilen törende bir teşekkür konuşması yapan Jacques Chirac konuşmasında şunlara değindi: “Sizin gibi ben de, artık bir diplomalısı olduğum Galatasaray Üniversitesi ile gurur duyuyorum. Galatasaray Üniversitesi, Mustafa Kemal Atatürk’ün arzu ettiği modernleşme çerçevesinin içine mükemmel biçimde oturmaktadır. Üniversitenin bu duruma getirilmesi için güçlü bir siyasi irade gerekiyordu.

Cumhurbaşkanlığı görevim boyunca, daima, ülkelerimiz arasındaki ilişkinin en değerli incilerinden biri olan kurumunuzun en iyi şekilde işlemesini gözettim.”

“Türkiye ile AB’nin kaderi ortaktır”

“Türkiye ile AB’nin ortak bir kaderi paylaştıkları ortadadır. ülkelerimiz tarihin ve kaderlerinin emrettiği gibi, paylaştıkları bu demokrasi ve laiklik imajında daima birbirlerine daha yakın olsunlar. General de Gaulle’ün burada söylediği güzel sözleri hatırlatmak istiyorum: ‘Fransa, ilk Batılı ülke olarak Ankara hükümetini tanıdığında, bizde iyi bilinen seçkin bir zümrenin değeri daha çok bizim modern Türkiye’ye duyduğumuz güvende yatmaktaydı.”

Toplantının ardından Fransa eski Cumhurbaşkanı Jacques Chirac üniversitelilerle konuştu ve Galatasaray Lisesi’ne geçerek onuruna verilen öğle yemeğine katıldı. Yemeğin ardından İstanbul Fransız Sarayı’na geçen Chirac burada bir süre dinlendikten sonra akşam saatlerinde beraberindeki heyetle birlikte Fransa’ya döndü.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=305094&tarih=12.05.2010&Categoryid=1

Comments (0)

Astsubayın sır intiharı

Filed under: Güncel Haberler — admin @ 4:12 am

İstanbul Şişli’deki Bomonti Otel’in 5. katındaki odaya sabah saatlerinde temizlik yapmak için giren görevliler, kanlar içerisinde bir cesetle karşılaştı. Olay yerine çağırılan polislerin yaptığı incelemede cesedin, otele önceki akşam kayıt yaptıran Astsubay Ali Küçükoğlu’na ait olduğu anlaşıldı. Bingöl 17. Zırhlı Piyade Tugayı’nda görev yaptığı belirlenen Küçükoğlu’nun ölüm haberini alan askeri inzibat görevlileri de olayın olduğu otele geldi. Olay Yeri İnceleme ekipleri ve Şişli Cumhuriyet Savcısı intiharın gerçekleştiği otel odasında incelemelerde bulundu. Küçükoğlu’nun gece ilerleyen saatlerde sağ şakağına dayadığı silahla intihar ettiği öğrenildi. Öte yandan Astsubayın intiharından önce psikolojisinin bozulduğu ve tedavi gördüğü iddia edildi.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=304591&tarih=12.05.2010&Categoryid=1

Comments (0)
Older Posts »

Powered by WordPress