Şok iddia

28 March 2010 | Yorum Yok | Magazin Haberleri

Şok iddia

Ünlü oyuncu Emre Kınay’ın kendisine ait Duru Tiyatrosu’nda oyuncu koçluğu yapan Esra Akaya ile birlikte olduğu iddia edildi.

Ayakligazete.com’un haberinde, Duru Tiyatrosu’nun sahibi olan ünlü oyuncu Emre Kınay ve yönetmen Kudret Sabancı’nın olaylı bir şekilde boşandığı eski eşi oyuncu Esra Akkaya ile uzun süredir birlikte olduğu hatta ikilinin birlikteliklerinin, Emre Kınay’ın oyuncu Emine Ün’le evli olduğu döneme dayandığı iddiası yer aldı. Bilindiği üzere uzun süredir ekranlarda görünmeyen oyuncu Esra Akkaya, Emre Kınay’ın sahibi olduğu Duru Tiyatrosu’nda hocalık yapıyor.

Emre Kınay Kimdir? tıklayın

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=296563&tarih=28.03.2010&Categoryid=8

Yorum Yap Bu haber toplam 55 kez okundu, 1 kişi haberi bugün okundu.

Yorum yap

Şok iddia!

23 March 2010 | Yorum Yok | Dünyadan Haberler

Şok iddia!

1997′de emekli olan Sheehan, Senato Silahlı Hizmetler Komitesi’nde, ABD ordusu içinde eşcinsel askerlere karşı olduğunu anlatırken komite üyelerini şoke eden ifadeler kullandı.

Bosna’nın Srebrenitsa kentinde aralarında çocukların da bulunduğu 8 bin Boşnak erkeğin öldürüldüğünü hatırlatan Sheehan, Birleşmiş Milletler barış gücü bünyesinde kenti korumakla sorumlu Hollandalı askerleri yetersiz teçhizata sahip olmakla eleştirdi. Sheehan, “Hollanda askerleri güçten düşmüştülerdi, zayıf idare ediliyorlardı, Sırplar kente geldi, askerleri telefon direklerine bağladı ve Müslümanları öldürdü. Bu olay, II. Dünya Savaşı’ndan beri Avrupa’daki en büyük katliamdı” dedi.

HOLLANDA: ÇOK SAÇMA

Şüpheli bir tavırla söz olan Komite başkanı Levin ise, Sheehan’a, “Hollandalı yetkililer size askerlerin olayı engellemedeki başarısızlığın nedeni olarak, orduda eşcinsel askerlerin görev yapması olduğunu mu anlattı?” diye sordu. Amerikalı emekli general ise bu soruya, “Evet. Sorunun bir parçası olarak bunu da dahil ettiler. Bunu bana Hollanda’nın eski genelkurmay başkanı söyledi” diye cevap verdi.

Açıklamaların ardından konuyla ilgili olarak yabancı bir haber ajansına demeç veren Hollanda Savunma Bakanlığı sözcüsü Roger Van de Wetering, emekli general Sheehan’ın sözlerini “anlamsız” olarak niteledi. Wetering, “Böyle bir kademeye yükselmiş birisinin bu türden sözler söylemesi inanılmaz. Srebrenitsa’da yaşananlar tam bir dramaydı. Ancak bununla ilgili eşcinsel askerlerle bağlantı kurmak çok saçma” dedi.

Sırp güçler, 1995′te Srebrenitsa’da 8 bin Boşnak erkeği öldürmüşlerdi. Uluslararası Adalet Divanı bu katliamın ‘soykırım’ olduğunu açıklamıştı. Boşnakları korumakla görevli Hollandalı askerler olan biteni seyretmekle suçlandı.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=294790&tarih=23.03.2010&Categoryid=30

Yorum Yap Bu haber toplam 55 kez okundu, 1 kişi haberi bugün okundu.

Yorum yap

Şok iddia!

22 March 2010 | Yorum Yok | Dünyadan Haberler

Şok iddia!

1997′de emekli olan Sheehan, Senato Silahlı Hizmetler Komitesi’nde, ABD ordusu içinde eşcinsel askerlere karşı olduğunu anlatırken komite üyelerini şoke eden ifadeler kullandı.

Bosna’nın Srebrenitsa kentinde aralarında çocukların da bulunduğu 8 bin Boşnak erkeğin öldürüldüğünü hatırlatan Sheehan, Birleşmiş Milletler barış gücü bünyesinde kenti korumakla sorumlu Hollandalı askerleri yetersiz teçhizata sahip olmakla eleştirdi. Sheehan, “Hollanda askerleri güçten düşmüştülerdi, zayıf idare ediliyorlardı, Sırplar kente geldi, askerleri telefon direklerine bağladı ve Müslümanları öldürdü. Bu olay, II. Dünya Savaşı’ndan beri Avrupa’daki en büyük katliamdı” dedi.

HOLLANDA: ÇOK SAÇMA

Şüpheli bir tavırla söz olan Komite başkanı Levin ise, Sheehan’a, “Hollandalı yetkililer size askerlerin olayı engellemedeki başarısızlığın nedeni olarak, orduda eşcinsel askerlerin görev yapması olduğunu mu anlattı?” diye sordu. Amerikalı emekli general ise bu soruya, “Evet. Sorunun bir parçası olarak bunu da dahil ettiler. Bunu bana Hollanda’nın eski genelkurmay başkanı söyledi” diye cevap verdi.

Açıklamaların ardından konuyla ilgili olarak yabancı bir haber ajansına demeç veren Hollanda Savunma Bakanlığı sözcüsü Roger Van de Wetering, emekli general Sheehan’ın sözlerini “anlamsız” olarak niteledi. Wetering, “Böyle bir kademeye yükselmiş birisinin bu türden sözler söylemesi inanılmaz. Srebrenitsa’da yaşananlar tam bir dramaydı. Ancak bununla ilgili eşcinsel askerlerle bağlantı kurmak çok saçma” dedi.

Sırp güçler, 1995′te Srebrenitsa’da 8 bin Boşnak erkeği öldürmüşlerdi. Uluslararası Adalet Divanı bu katliamın ‘soykırım’ olduğunu açıklamıştı. Boşnakları korumakla görevli Hollandalı askerler olan biteni seyretmekle suçlandı.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=294790&tarih=22.03.2010&Categoryid=30

Yorum Yap Bu haber toplam 55 kez okundu, 1 kişi haberi bugün okundu.

Yorum yap

Şok iddia!

21 March 2010 | Yorum Yok | Dünyadan Haberler

Şok iddia!

1997′de emekli olan Sheehan, Senato Silahlı Hizmetler Komitesi’nde, ABD ordusu içinde eşcinsel askerlere karşı olduğunu anlatırken komite üyelerini şoke eden ifadeler kullandı.

Bosna’nın Srebrenitsa kentinde aralarında çocukların da bulunduğu 8 bin Boşnak erkeğin öldürüldüğünü hatırlatan Sheehan, Birleşmiş Milletler barış gücü bünyesinde kenti korumakla sorumlu Hollandalı askerleri yetersiz teçhizata sahip olmakla eleştirdi. Sheehan, “Hollanda askerleri güçten düşmüştülerdi, zayıf idare ediliyorlardı, Sırplar kente geldi, askerleri telefon direklerine bağladı ve Müslümanları öldürdü. Bu olay, II. Dünya Savaşı’ndan beri Avrupa’daki en büyük katliamdı” dedi.

HOLLANDA: ÇOK SAÇMA

Şüpheli bir tavırla söz olan Komite başkanı Levin ise, Sheehan’a, “Hollandalı yetkililer size askerlerin olayı engellemedeki başarısızlığın nedeni olarak, orduda eşcinsel askerlerin görev yapması olduğunu mu anlattı?” diye sordu. Amerikalı emekli general ise bu soruya, “Evet. Sorunun bir parçası olarak bunu da dahil ettiler. Bunu bana Hollanda’nın eski genelkurmay başkanı söyledi” diye cevap verdi.

Açıklamaların ardından konuyla ilgili olarak yabancı bir haber ajansına demeç veren Hollanda Savunma Bakanlığı sözcüsü Roger Van de Wetering, emekli general Sheehan’ın sözlerini “anlamsız” olarak niteledi. Wetering, “Böyle bir kademeye yükselmiş birisinin bu türden sözler söylemesi inanılmaz. Srebrenitsa’da yaşananlar tam bir dramaydı. Ancak bununla ilgili eşcinsel askerlerle bağlantı kurmak çok saçma” dedi.

Sırp güçler, 1995′te Srebrenitsa’da 8 bin Boşnak erkeği öldürmüşlerdi. Uluslararası Adalet Divanı bu katliamın ‘soykırım’ olduğunu açıklamıştı. Boşnakları korumakla görevli Hollandalı askerler olan biteni seyretmekle suçlandı.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=294790&tarih=21.03.2010&Categoryid=30

Yorum Yap Bu haber toplam 55 kez okundu, 1 kişi haberi bugün okundu.

Yorum yap

Şok iddia!

20 March 2010 | Yorum Yok | Dünyadan Haberler

Şok iddia!

1997′de emekli olan Sheehan, Senato Silahlı Hizmetler Komitesi’nde, ABD ordusu içinde eşcinsel askerlere karşı olduğunu anlatırken komite üyelerini şoke eden ifadeler kullandı.

Bosna’nın Srebrenitsa kentinde aralarında çocukların da bulunduğu 8 bin Boşnak erkeğin öldürüldüğünü hatırlatan Sheehan, Birleşmiş Milletler barış gücü bünyesinde kenti korumakla sorumlu Hollandalı askerleri yetersiz teçhizata sahip olmakla eleştirdi. Sheehan, “Hollanda askerleri güçten düşmüştülerdi, zayıf idare ediliyorlardı, Sırplar kente geldi, askerleri telefon direklerine bağladı ve Müslümanları öldürdü. Bu olay, II. Dünya Savaşı’ndan beri Avrupa’daki en büyük katliamdı” dedi.

HOLLANDA: ÇOK SAÇMA

Şüpheli bir tavırla söz olan Komite başkanı Levin ise, Sheehan’a, “Hollandalı yetkililer size askerlerin olayı engellemedeki başarısızlığın nedeni olarak, orduda eşcinsel askerlerin görev yapması olduğunu mu anlattı?” diye sordu. Amerikalı emekli general ise bu soruya, “Evet. Sorunun bir parçası olarak bunu da dahil ettiler. Bunu bana Hollanda’nın eski genelkurmay başkanı söyledi” diye cevap verdi.

Açıklamaların ardından konuyla ilgili olarak yabancı bir haber ajansına demeç veren Hollanda Savunma Bakanlığı sözcüsü Roger Van de Wetering, emekli general Sheehan’ın sözlerini “anlamsız” olarak niteledi. Wetering, “Böyle bir kademeye yükselmiş birisinin bu türden sözler söylemesi inanılmaz. Srebrenitsa’da yaşananlar tam bir dramaydı. Ancak bununla ilgili eşcinsel askerlerle bağlantı kurmak çok saçma” dedi.

Sırp güçler, 1995′te Srebrenitsa’da 8 bin Boşnak erkeği öldürmüşlerdi. Uluslararası Adalet Divanı bu katliamın ‘soykırım’ olduğunu açıklamıştı. Boşnakları korumakla görevli Hollandalı askerler olan biteni seyretmekle suçlandı.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=294790&tarih=20.03.2010&Categoryid=30

Yorum Yap Bu haber toplam 55 kez okundu, 1 kişi haberi bugün okundu.

Yorum yap

Şok iddia!

11 March 2010 | Yorum Yok | Güncel Haberler

Şok iddia!

Bu çarpıcı iddiayı Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı gündeme getirdi.

Altaylı’nın sözünü ettiği komutanın kim olduğu ise bilinmiyor.

Bugünkü köşesinde eski bir Fenerbahçeli yöneticinin bomba sözlerine yer verdi.. İşte Altaylı’nın ‘Bir askerliğin yılan hikâyesi’ başlıklı yazısı: (…)Yılların spor geyiğidir Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın askerlik meselesi.

Aziz Yıldırım’ın “çürük raporu” alarak askerlik yapmadığı, bununla ilgili evrakın birilerinin elinde olduğu söylenir durur yıllardır.

Bir ara bunun belgesinin Uğur Dündar’da olduğu söylendi. Bir ara bende olduğunu iddia edenler oldu. Ama o belge hiç bulunmadı. Bulunamadı. Birkaç gündür haberler çıkıyor gazetelerde.

İddialara göre birileri bu belge yoluyla Aziz Yıldırım’a şantaj yapmış.

O da bunlardan şikâyetçi olmuş.

Bunun için önce Emniyet’te, sonra savcılıkta ifade vermiş.

Haber doğru mu bilmiyorum.

Ama bildiğim bir şeyler var benim de.

Aylar, hatta neredeyse bir yıl kadar önce, gazetemizin yöneticilerinden birinin aracılığıyla daha önce görmediğim, o günden sonra da bir daha görmediğim birkaç kişi geldi.

Ellerinde bir belge, daha doğrusu bir belge fotokopisi vardı.

Belgeyi gördüm.

Bir rapordu. “Askerliğe elverişsizdir” raporu.

İsim yerinde “Aziz Yıldırım” yazıyordu.

Ama fotoğraf bölümünde bir başkasının fotoğrafı vardı.

Ben tanımıyorum ama Aziz Yıldırım’ın kuzeninin fotoğrafıymış. Öyle dediler.

Yıldırım’ın kuzeninin bacağında bir rahatsızlık varmış. Aziz Yıldırım yerine o muayene olmuş. Rapor ona verilmiş.

Aynı kişilerin elinde bazı ses kayıtları da vardı.

“Bunu yayınlar mısınız” diye sordular.

“Ben doğru her şeyi yayınlarım. Orijinali varsa görmem lazım” dedim.

Düşünelim dediler ve gittiler. Bir daha da görünmediler. Anladığım kadarıyla bir iş meselesinden Aziz Yıldırım’a öfkeliydiler. Bu öfkeyle raporu yayınlatmak veya en azından yayınlanıp yayınlanmayacağını öğrenmek istiyorlardı.

Bir daha da kendilerini görmedim.

Ne belgenin orijinali geldi, ne de bir ses seda çıktı.

Ben de meseleyi unuttum gitti. Çünkü fotokopiyle belge üretmekten daha kolay bir şey yoktu.

Şimdi bu soruşturmayı duyunca aklıma geldi.

Çok güvendiğim bir Fenerbahçeli eski yöneticiyle konuştum.

“Fotokopisi ortalıkta çok. Ama iddia o ki, eski bir Genelkurmay Başkanı orijinali ortadan kaldırtmış. Ben de doğrusunu bilmiyorum” dedi.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=292672&tarih=11.03.2010&Categoryid=1

Yorum Yap Bu haber toplam 55 kez okundu, 1 kişi haberi bugün okundu.

Yorum yap

Şok iddia!

10 March 2010 | Yorum Yok | Güncel Haberler

Şok iddia!

Bu çarpıcı iddiayı Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı gündeme getirdi.

Altaylı’nın sözünü ettiği komutanın kim olduğu ise bilinmiyor.

Bugünkü köşesinde eski bir Fenerbahçeli yöneticinin bomba sözlerine yer verdi.. İşte Altaylı’nın ‘Bir askerliğin yılan hikâyesi’ başlıklı yazısı: (…)Yılların spor geyiğidir Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın askerlik meselesi.

Aziz Yıldırım’ın “çürük raporu” alarak askerlik yapmadığı, bununla ilgili evrakın birilerinin elinde olduğu söylenir durur yıllardır.

Bir ara bunun belgesinin Uğur Dündar’da olduğu söylendi. Bir ara bende olduğunu iddia edenler oldu. Ama o belge hiç bulunmadı. Bulunamadı. Birkaç gündür haberler çıkıyor gazetelerde.

İddialara göre birileri bu belge yoluyla Aziz Yıldırım’a şantaj yapmış.

O da bunlardan şikâyetçi olmuş.

Bunun için önce Emniyet’te, sonra savcılıkta ifade vermiş.

Haber doğru mu bilmiyorum.

Ama bildiğim bir şeyler var benim de.

Aylar, hatta neredeyse bir yıl kadar önce, gazetemizin yöneticilerinden birinin aracılığıyla daha önce görmediğim, o günden sonra da bir daha görmediğim birkaç kişi geldi.

Ellerinde bir belge, daha doğrusu bir belge fotokopisi vardı.

Belgeyi gördüm.

Bir rapordu. “Askerliğe elverişsizdir” raporu.

İsim yerinde “Aziz Yıldırım” yazıyordu.

Ama fotoğraf bölümünde bir başkasının fotoğrafı vardı.

Ben tanımıyorum ama Aziz Yıldırım’ın kuzeninin fotoğrafıymış. Öyle dediler.

Yıldırım’ın kuzeninin bacağında bir rahatsızlık varmış. Aziz Yıldırım yerine o muayene olmuş. Rapor ona verilmiş.

Aynı kişilerin elinde bazı ses kayıtları da vardı.

“Bunu yayınlar mısınız” diye sordular.

“Ben doğru her şeyi yayınlarım. Orijinali varsa görmem lazım” dedim.

Düşünelim dediler ve gittiler. Bir daha da görünmediler. Anladığım kadarıyla bir iş meselesinden Aziz Yıldırım’a öfkeliydiler. Bu öfkeyle raporu yayınlatmak veya en azından yayınlanıp yayınlanmayacağını öğrenmek istiyorlardı.

Bir daha da kendilerini görmedim.

Ne belgenin orijinali geldi, ne de bir ses seda çıktı.

Ben de meseleyi unuttum gitti. Çünkü fotokopiyle belge üretmekten daha kolay bir şey yoktu.

Şimdi bu soruşturmayı duyunca aklıma geldi.

Çok güvendiğim bir Fenerbahçeli eski yöneticiyle konuştum.

“Fotokopisi ortalıkta çok. Ama iddia o ki, eski bir Genelkurmay Başkanı orijinali ortadan kaldırtmış. Ben de doğrusunu bilmiyorum” dedi.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=292672&tarih=10.03.2010&Categoryid=1

Yorum Yap Bu haber toplam 55 kez okundu, 1 kişi haberi bugün okundu.

Yorum yap

Şok iddia!

8 March 2010 | Yorum Yok | Dünyadan Haberler

Şok iddia!

Nükleer programı konusunda Batı ile bir mutabakata varamayan İran’ın, finansal ve ulaştırma alanlarıyla Devrim Muhafızları’nın varlıklarına odaklanacak yeni yaptırımların önüne geçmek için Türkiye ile yerel para anlaşmalarını imzalamaya çalıştığı öne sürüldü.

İngiliz The Telegraph gazetesi, bu konudaki haberinde ABD, İngiltere, Fransa ve İsrail’in, İran’ın finansal sektörünü, başlıca ulaştırma şirketlerini ve güçlü Devrim Muhafızları’nın kontrolündeki varlıkları hedef alacağını yazdı.

Finansal sektör konusunda Batı’nın, Tahran’ın nükleer programının finansmanına katkıda bulunan İranlı bankalara karşı önlem almak istediğini belirten gazete, bu çerçevede İran Merket Bankası’na yönelik yasakların özellikle etkin bir önlem olacağını savundu.

İran’ın olası finansal yaptırımların önüne geçmek için Venezuela, Panama, Ukrayna ve belki Brezilya’daki bankalarla anlaşmalara yapmaya çalıştığını kaydeden gazete, Batı’nın aynı zamanda İran’ın büyük ihtiyaç duyduğu, enerji sektörüne yönelik tüm yeni yabancı yatırımların yasaklanması için de bastırabileceğini kaydetti.

Ulaştırma alanında Batı’nın, İran’ın gemicilik ve hava yolları şirketleri gibi dev kuruluşlarını, uluslararası sigortaya erişiminden yoksun bırakmak da istediğini yazan gazete “Bunun önüne geçmek için İran, Türkiye ve Asya ülkeleri ile yerel para anlaşmaları imzalamaya çalışıyor” diye yazdı.

Gazete ayrıca, nükleer program ve silah kaçakçılığı ile bağlarının olduğu sanılan ve ulusal ekonomide önemli bir rol oynayan, Devrim Muhafızları’na ait dev şirketlere de yaptırım uygulanmasının istendiğini belirtti.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=290534&tarih=08.03.2010&Categoryid=30

Yorum Yap Bu haber toplam 55 kez okundu, 1 kişi haberi bugün okundu.

Yorum yap

Şok iddia!

7 March 2010 | Yorum Yok | Dünyadan Haberler

Şok iddia!

Nükleer programı konusunda Batı ile bir mutabakata varamayan İran’ın, finansal ve ulaştırma alanlarıyla Devrim Muhafızları’nın varlıklarına odaklanacak yeni yaptırımların önüne geçmek için Türkiye ile yerel para anlaşmalarını imzalamaya çalıştığı öne sürüldü.

İngiliz The Telegraph gazetesi, bu konudaki haberinde ABD, İngiltere, Fransa ve İsrail’in, İran’ın finansal sektörünü, başlıca ulaştırma şirketlerini ve güçlü Devrim Muhafızları’nın kontrolündeki varlıkları hedef alacağını yazdı.

Finansal sektör konusunda Batı’nın, Tahran’ın nükleer programının finansmanına katkıda bulunan İranlı bankalara karşı önlem almak istediğini belirten gazete, bu çerçevede İran Merket Bankası’na yönelik yasakların özellikle etkin bir önlem olacağını savundu.

İran’ın olası finansal yaptırımların önüne geçmek için Venezuela, Panama, Ukrayna ve belki Brezilya’daki bankalarla anlaşmalara yapmaya çalıştığını kaydeden gazete, Batı’nın aynı zamanda İran’ın büyük ihtiyaç duyduğu, enerji sektörüne yönelik tüm yeni yabancı yatırımların yasaklanması için de bastırabileceğini kaydetti.

Ulaştırma alanında Batı’nın, İran’ın gemicilik ve hava yolları şirketleri gibi dev kuruluşlarını, uluslararası sigortaya erişiminden yoksun bırakmak da istediğini yazan gazete “Bunun önüne geçmek için İran, Türkiye ve Asya ülkeleri ile yerel para anlaşmaları imzalamaya çalışıyor” diye yazdı.

Gazete ayrıca, nükleer program ve silah kaçakçılığı ile bağlarının olduğu sanılan ve ulusal ekonomide önemli bir rol oynayan, Devrim Muhafızları’na ait dev şirketlere de yaptırım uygulanmasının istendiğini belirtti.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=290534&tarih=07.03.2010&Categoryid=30

Yorum Yap Bu haber toplam 55 kez okundu, 1 kişi haberi bugün okundu.

Yorum yap

Şok iddia!

6 March 2010 | Yorum Yok | Dünyadan Haberler

Şok iddia!

Nükleer programı konusunda Batı ile bir mutabakata varamayan İran’ın, finansal ve ulaştırma alanlarıyla Devrim Muhafızları’nın varlıklarına odaklanacak yeni yaptırımların önüne geçmek için Türkiye ile yerel para anlaşmalarını imzalamaya çalıştığı öne sürüldü.

İngiliz The Telegraph gazetesi, bu konudaki haberinde ABD, İngiltere, Fransa ve İsrail’in, İran’ın finansal sektörünü, başlıca ulaştırma şirketlerini ve güçlü Devrim Muhafızları’nın kontrolündeki varlıkları hedef alacağını yazdı.

Finansal sektör konusunda Batı’nın, Tahran’ın nükleer programının finansmanına katkıda bulunan İranlı bankalara karşı önlem almak istediğini belirten gazete, bu çerçevede İran Merket Bankası’na yönelik yasakların özellikle etkin bir önlem olacağını savundu.

İran’ın olası finansal yaptırımların önüne geçmek için Venezuela, Panama, Ukrayna ve belki Brezilya’daki bankalarla anlaşmalara yapmaya çalıştığını kaydeden gazete, Batı’nın aynı zamanda İran’ın büyük ihtiyaç duyduğu, enerji sektörüne yönelik tüm yeni yabancı yatırımların yasaklanması için de bastırabileceğini kaydetti.

Ulaştırma alanında Batı’nın, İran’ın gemicilik ve hava yolları şirketleri gibi dev kuruluşlarını, uluslararası sigortaya erişiminden yoksun bırakmak da istediğini yazan gazete “Bunun önüne geçmek için İran, Türkiye ve Asya ülkeleri ile yerel para anlaşmaları imzalamaya çalışıyor” diye yazdı.

Gazete ayrıca, nükleer program ve silah kaçakçılığı ile bağlarının olduğu sanılan ve ulusal ekonomide önemli bir rol oynayan, Devrim Muhafızları’na ait dev şirketlere de yaptırım uygulanmasının istendiğini belirtti.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=290534&tarih=06.03.2010&Categoryid=30

Yorum Yap Bu haber toplam 55 kez okundu, 1 kişi haberi bugün okundu.

Yorum yap

Şok iddia!

5 March 2010 | Yorum Yok | Dünyadan Haberler

Şok iddia!

Nükleer programı konusunda Batı ile bir mutabakata varamayan İran’ın, finansal ve ulaştırma alanlarıyla Devrim Muhafızları’nın varlıklarına odaklanacak yeni yaptırımların önüne geçmek için Türkiye ile yerel para anlaşmalarını imzalamaya çalıştığı öne sürüldü.

İngiliz The Telegraph gazetesi, bu konudaki haberinde ABD, İngiltere, Fransa ve İsrail’in, İran’ın finansal sektörünü, başlıca ulaştırma şirketlerini ve güçlü Devrim Muhafızları’nın kontrolündeki varlıkları hedef alacağını yazdı.

Finansal sektör konusunda Batı’nın, Tahran’ın nükleer programının finansmanına katkıda bulunan İranlı bankalara karşı önlem almak istediğini belirten gazete, bu çerçevede İran Merket Bankası’na yönelik yasakların özellikle etkin bir önlem olacağını savundu.

İran’ın olası finansal yaptırımların önüne geçmek için Venezuela, Panama, Ukrayna ve belki Brezilya’daki bankalarla anlaşmalara yapmaya çalıştığını kaydeden gazete, Batı’nın aynı zamanda İran’ın büyük ihtiyaç duyduğu, enerji sektörüne yönelik tüm yeni yabancı yatırımların yasaklanması için de bastırabileceğini kaydetti.

Ulaştırma alanında Batı’nın, İran’ın gemicilik ve hava yolları şirketleri gibi dev kuruluşlarını, uluslararası sigortaya erişiminden yoksun bırakmak da istediğini yazan gazete “Bunun önüne geçmek için İran, Türkiye ve Asya ülkeleri ile yerel para anlaşmaları imzalamaya çalışıyor” diye yazdı.

Gazete ayrıca, nükleer program ve silah kaçakçılığı ile bağlarının olduğu sanılan ve ulusal ekonomide önemli bir rol oynayan, Devrim Muhafızları’na ait dev şirketlere de yaptırım uygulanmasının istendiğini belirtti.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=290534&tarih=05.03.2010&Categoryid=30

Yorum Yap Bu haber toplam 55 kez okundu, 1 kişi haberi bugün okundu.

Yorum yap

Şok iddia!

4 March 2010 | Yorum Yok | Dünyadan Haberler

Şok iddia!

Nükleer programı konusunda Batı ile bir mutabakata varamayan İran’ın, finansal ve ulaştırma alanlarıyla Devrim Muhafızları’nın varlıklarına odaklanacak yeni yaptırımların önüne geçmek için Türkiye ile yerel para anlaşmalarını imzalamaya çalıştığı öne sürüldü.

İngiliz The Telegraph gazetesi, bu konudaki haberinde ABD, İngiltere, Fransa ve İsrail’in, İran’ın finansal sektörünü, başlıca ulaştırma şirketlerini ve güçlü Devrim Muhafızları’nın kontrolündeki varlıkları hedef alacağını yazdı.

Finansal sektör konusunda Batı’nın, Tahran’ın nükleer programının finansmanına katkıda bulunan İranlı bankalara karşı önlem almak istediğini belirten gazete, bu çerçevede İran Merket Bankası’na yönelik yasakların özellikle etkin bir önlem olacağını savundu.

İran’ın olası finansal yaptırımların önüne geçmek için Venezuela, Panama, Ukrayna ve belki Brezilya’daki bankalarla anlaşmalara yapmaya çalıştığını kaydeden gazete, Batı’nın aynı zamanda İran’ın büyük ihtiyaç duyduğu, enerji sektörüne yönelik tüm yeni yabancı yatırımların yasaklanması için de bastırabileceğini kaydetti.

Ulaştırma alanında Batı’nın, İran’ın gemicilik ve hava yolları şirketleri gibi dev kuruluşlarını, uluslararası sigortaya erişiminden yoksun bırakmak da istediğini yazan gazete “Bunun önüne geçmek için İran, Türkiye ve Asya ülkeleri ile yerel para anlaşmaları imzalamaya çalışıyor” diye yazdı.

Gazete ayrıca, nükleer program ve silah kaçakçılığı ile bağlarının olduğu sanılan ve ulusal ekonomide önemli bir rol oynayan, Devrim Muhafızları’na ait dev şirketlere de yaptırım uygulanmasının istendiğini belirtti.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=290534&tarih=04.03.2010&Categoryid=30

Yorum Yap Bu haber toplam 55 kez okundu, 1 kişi haberi bugün okundu.

Yorum yap

Şok iddia!

3 March 2010 | Yorum Yok | Dünyadan Haberler

Şok iddia!

Nükleer programı konusunda Batı ile bir mutabakata varamayan İran’ın, finansal ve ulaştırma alanlarıyla Devrim Muhafızları’nın varlıklarına odaklanacak yeni yaptırımların önüne geçmek için Türkiye ile yerel para anlaşmalarını imzalamaya çalıştığı öne sürüldü.

İngiliz The Telegraph gazetesi, bu konudaki haberinde ABD, İngiltere, Fransa ve İsrail’in, İran’ın finansal sektörünü, başlıca ulaştırma şirketlerini ve güçlü Devrim Muhafızları’nın kontrolündeki varlıkları hedef alacağını yazdı.

Finansal sektör konusunda Batı’nın, Tahran’ın nükleer programının finansmanına katkıda bulunan İranlı bankalara karşı önlem almak istediğini belirten gazete, bu çerçevede İran Merket Bankası’na yönelik yasakların özellikle etkin bir önlem olacağını savundu.

İran’ın olası finansal yaptırımların önüne geçmek için Venezuela, Panama, Ukrayna ve belki Brezilya’daki bankalarla anlaşmalara yapmaya çalıştığını kaydeden gazete, Batı’nın aynı zamanda İran’ın büyük ihtiyaç duyduğu, enerji sektörüne yönelik tüm yeni yabancı yatırımların yasaklanması için de bastırabileceğini kaydetti.

Ulaştırma alanında Batı’nın, İran’ın gemicilik ve hava yolları şirketleri gibi dev kuruluşlarını, uluslararası sigortaya erişiminden yoksun bırakmak da istediğini yazan gazete “Bunun önüne geçmek için İran, Türkiye ve Asya ülkeleri ile yerel para anlaşmaları imzalamaya çalışıyor” diye yazdı.

Gazete ayrıca, nükleer program ve silah kaçakçılığı ile bağlarının olduğu sanılan ve ulusal ekonomide önemli bir rol oynayan, Devrim Muhafızları’na ait dev şirketlere de yaptırım uygulanmasının istendiğini belirtti.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=290534&tarih=03.03.2010&Categoryid=30

Yorum Yap Bu haber toplam 55 kez okundu, 1 kişi haberi bugün okundu.

Yorum yap

Şok iddia!

2 March 2010 | Yorum Yok | Dünyadan Haberler

Şok iddia!

Nükleer programı konusunda Batı ile bir mutabakata varamayan İran’ın, finansal ve ulaştırma alanlarıyla Devrim Muhafızları’nın varlıklarına odaklanacak yeni yaptırımların önüne geçmek için Türkiye ile yerel para anlaşmalarını imzalamaya çalıştığı öne sürüldü.

İngiliz The Telegraph gazetesi, bu konudaki haberinde ABD, İngiltere, Fransa ve İsrail’in, İran’ın finansal sektörünü, başlıca ulaştırma şirketlerini ve güçlü Devrim Muhafızları’nın kontrolündeki varlıkları hedef alacağını yazdı.

Finansal sektör konusunda Batı’nın, Tahran’ın nükleer programının finansmanına katkıda bulunan İranlı bankalara karşı önlem almak istediğini belirten gazete, bu çerçevede İran Merket Bankası’na yönelik yasakların özellikle etkin bir önlem olacağını savundu.

İran’ın olası finansal yaptırımların önüne geçmek için Venezuela, Panama, Ukrayna ve belki Brezilya’daki bankalarla anlaşmalara yapmaya çalıştığını kaydeden gazete, Batı’nın aynı zamanda İran’ın büyük ihtiyaç duyduğu, enerji sektörüne yönelik tüm yeni yabancı yatırımların yasaklanması için de bastırabileceğini kaydetti.

Ulaştırma alanında Batı’nın, İran’ın gemicilik ve hava yolları şirketleri gibi dev kuruluşlarını, uluslararası sigortaya erişiminden yoksun bırakmak da istediğini yazan gazete “Bunun önüne geçmek için İran, Türkiye ve Asya ülkeleri ile yerel para anlaşmaları imzalamaya çalışıyor” diye yazdı.

Gazete ayrıca, nükleer program ve silah kaçakçılığı ile bağlarının olduğu sanılan ve ulusal ekonomide önemli bir rol oynayan, Devrim Muhafızları’na ait dev şirketlere de yaptırım uygulanmasının istendiğini belirtti.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=290534&tarih=02.03.2010&Categoryid=30

Yorum Yap Bu haber toplam 55 kez okundu, 1 kişi haberi bugün okundu.

Yorum yap

Şok iddia!

26 November 2009 | Yorum Yok | Güncel Haberler

Şok iddia!

Star yazarı Şamil Tayyar, dünkü köşe yazısında geçen hafta intihar eden Albay Belgütay Varımlı ile tanıştıklarını söyledi ve şok bir iddia ortaya attı: “Çantasında çok sayıda fotoğraf vardı. Kar maskeli katıldığı bazı operasyonlarda çekilmiş fotoğraflar dikkat çekiciydi. Temizlik görevlisi gibi çalıştığı bir cami avlusundaki sakallı ve elinde (saplı) süpürge bulunan fotoğraf, bunlar arasındaydı. İlhami Erdil soruşturmasını nasıl başarıyla sonuçlandırdığını, Sarıkız darbe senaryosunu nasıl engellediğini, Hilmi Özkök’ün o süreçteki rolünü ayrıntılı olarak anlattı… Bir başka buluşmada Albay, ‘Operasyon Ergenekon kitabında Sarıkız’ı deşifre eden bir albayın mektubundan söz ediyorsun ya o albay benim’ edi.” Tayyar’ın verdiği bu bilgi, bir süre önce AKP Adana milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat’ın yaptığı bir açıklama ile birleşince kuşkular ortaya çıktı. Fırat, Albay Dursun Çiçek’in imzasını taşıdığı iddia edilen “İrtica ile Mücadele Eylem Planı”nın orijinaliyle Ergenekon savcılarına gönderilen ihbar mektubu ile Sarıkız darbe girişimini Başbakanlığa bildiren mektubun benzerlik taşıdığını söylemişti. Sarıkız darbe planını bildirenin Varımlı olduğu iddiasının doğru olması halinde, İrticayla Mücadele Eylem Planı’yla ilgili ihbarın da Varımlı tarafından yapılmış olabileceği ihtimali ortaya çıktı. Ancak “meçhul subay” daha sonra karargahtan belgenin orijinalini alarak göndermişti. Varımlı ise o tarihte emekliydi. Bu durumda Genelkurmay’dan belgeyi çalan kişinin bunu Varımlı veya Varımlı’nın da içinde olduğu bir ekibe ulaştırdığı ve bu ekibin ihbar mektubunu da kaleme alarak Ergenekon savcılarına göndermiş olabileceği yorumlarına neden oldu.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=272504&tarih=26.11.2009&Categoryid=1

Yorum Yap Bu haber toplam 55 kez okundu, 1 kişi haberi bugün okundu.

Yorum yap

Şok iddia!

25 November 2009 | Yorum Yok | Güncel Haberler

Şok iddia!

Star yazarı Şamil Tayyar, dünkü köşe yazısında geçen hafta intihar eden Albay Belgütay Varımlı ile tanıştıklarını söyledi ve şok bir iddia ortaya attı: “Çantasında çok sayıda fotoğraf vardı. Kar maskeli katıldığı bazı operasyonlarda çekilmiş fotoğraflar dikkat çekiciydi. Temizlik görevlisi gibi çalıştığı bir cami avlusundaki sakallı ve elinde (saplı) süpürge bulunan fotoğraf, bunlar arasındaydı. İlhami Erdil soruşturmasını nasıl başarıyla sonuçlandırdığını, Sarıkız darbe senaryosunu nasıl engellediğini, Hilmi Özkök’ün o süreçteki rolünü ayrıntılı olarak anlattı… Bir başka buluşmada Albay, ‘Operasyon Ergenekon kitabında Sarıkız’ı deşifre eden bir albayın mektubundan söz ediyorsun ya o albay benim’ edi.” Tayyar’ın verdiği bu bilgi, bir süre önce AKP Adana milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat’ın yaptığı bir açıklama ile birleşince kuşkular ortaya çıktı. Fırat, Albay Dursun Çiçek’in imzasını taşıdığı iddia edilen “İrtica ile Mücadele Eylem Planı”nın orijinaliyle Ergenekon savcılarına gönderilen ihbar mektubu ile Sarıkız darbe girişimini Başbakanlığa bildiren mektubun benzerlik taşıdığını söylemişti. Sarıkız darbe planını bildirenin Varımlı olduğu iddiasının doğru olması halinde, İrticayla Mücadele Eylem Planı’yla ilgili ihbarın da Varımlı tarafından yapılmış olabileceği ihtimali ortaya çıktı. Ancak “meçhul subay” daha sonra karargahtan belgenin orijinalini alarak göndermişti. Varımlı ise o tarihte emekliydi. Bu durumda Genelkurmay’dan belgeyi çalan kişinin bunu Varımlı veya Varımlı’nın da içinde olduğu bir ekibe ulaştırdığı ve bu ekibin ihbar mektubunu da kaleme alarak Ergenekon savcılarına göndermiş olabileceği yorumlarına neden oldu.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=272504&tarih=25.11.2009&Categoryid=1

Yorum Yap Bu haber toplam 55 kez okundu, 1 kişi haberi bugün okundu.

Yorum yap

Şok iddia!

24 November 2009 | Yorum Yok | Güncel Haberler

Şok iddia!

Star yazarı Şamil Tayyar, dünkü köşe yazısında geçen hafta intihar eden Albay Belgütay Varımlı ile tanıştıklarını söyledi ve şok bir iddia ortaya attı: “Çantasında çok sayıda fotoğraf vardı. Kar maskeli katıldığı bazı operasyonlarda çekilmiş fotoğraflar dikkat çekiciydi. Temizlik görevlisi gibi çalıştığı bir cami avlusundaki sakallı ve elinde (saplı) süpürge bulunan fotoğraf, bunlar arasındaydı. İlhami Erdil soruşturmasını nasıl başarıyla sonuçlandırdığını, Sarıkız darbe senaryosunu nasıl engellediğini, Hilmi Özkök’ün o süreçteki rolünü ayrıntılı olarak anlattı… Bir başka buluşmada Albay, ‘Operasyon Ergenekon kitabında Sarıkız’ı deşifre eden bir albayın mektubundan söz ediyorsun ya o albay benim’ edi.” Tayyar’ın verdiği bu bilgi, bir süre önce AKP Adana milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat’ın yaptığı bir açıklama ile birleşince kuşkular ortaya çıktı. Fırat, Albay Dursun Çiçek’in imzasını taşıdığı iddia edilen “İrtica ile Mücadele Eylem Planı”nın orijinaliyle Ergenekon savcılarına gönderilen ihbar mektubu ile Sarıkız darbe girişimini Başbakanlığa bildiren mektubun benzerlik taşıdığını söylemişti. Sarıkız darbe planını bildirenin Varımlı olduğu iddiasının doğru olması halinde, İrticayla Mücadele Eylem Planı’yla ilgili ihbarın da Varımlı tarafından yapılmış olabileceği ihtimali ortaya çıktı. Ancak “meçhul subay” daha sonra karargahtan belgenin orijinalini alarak göndermişti. Varımlı ise o tarihte emekliydi. Bu durumda Genelkurmay’dan belgeyi çalan kişinin bunu Varımlı veya Varımlı’nın da içinde olduğu bir ekibe ulaştırdığı ve bu ekibin ihbar mektubunu da kaleme alarak Ergenekon savcılarına göndermiş olabileceği yorumlarına neden oldu.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=272504&tarih=24.11.2009&Categoryid=1

Yorum Yap Bu haber toplam 55 kez okundu, 1 kişi haberi bugün okundu.

Yorum yap

Şok iddia!

7 October 2009 | Yorum Yok | Dünyadan Haberler

Şok iddia!

İngiliz Daily Telegraph gazetesi, İran lideri Mahmut Ahmedinecad’ın iki ay önce seçim sırasında sandık önünde poz verdiği görüntüdeki kimliğini bir adli tıp detektifi gibi araştırdı.

Gazete, önce fotoğrafı büyüttü sonra sayfada neler yazdığı belirledi. Daha sonra da bunların peşinden gitti..

Gazete, kimlikte, Mahmut Ahmedinecad’ın daha önceden soyadının Saburjian olduğu yazılı. Saburjian, dokumacı anlamına gelen bir İbranice isim.. Biraz daha araştırıldığında Saburjianların Ahmedinecad’ın doğduğu yer olan Aradan’dan yayıldığı bulundu..

Ayrıca İran liderinin kimliğinde, küçük bir notta, ailenin soyadını İslamiyete geçtikten sonra Ahmedinecad’a çevirdiği yazılı..

İngiliz Daily Telegraph gazetesi, “şaşırtıcı bir sırrı ortaya çıkardığını” iddia ederek, Ahmedinejad’ın Mart 2008′deki seçimler sırasında kimlik kartını yukarı kaldırarak poz verdiği fotoğrafın bu sırrın delili olduğunu öne sürdü. İddaya göre, kimlik kartı Ahmedinejad’ın ailesinin Yahudi kökeni olduğunu gösteriyor. Kimlik kartı yakından incelendiğinde Ahmedinejad’ın önceden ‘Sabourjian’ olarak bilindiğini belirten gazete, bunun bir Yahudi ismi olduğunu ve ‘kumaş dokuyan’ anlamına geldiğini yazdı. Kimlik kartında kargacık burgacık yazılmış olan kısa notun, ailenin Ahmedinejad soyadını, İran liderinin doğumundan sonra, İslam dinine geçmeleriyle değiştirdiğini gösterdiği öne sürülüyor. Sabourjianlar geleneksel olarak Aradan’dan (Ahmedinejad’ın doğum yeri) geliyor ve isim ‘Sabourcu, Sabour dokuyan’ yani Yahudilerdeki Tallit şalının İran’daki isminden geliyor. İsim, İran İçişleri Bakanlığı tarafından derlenmiş İranlı Yahudilerin kullandığı isimler listesinde bile bulunuyor. Gazeteye göre, uzmanlar da Ahmedinejad’ın İsrail’e yönelik saldırgan söyleminin geçmişi gizlemeye çalışmaktan kaynaklanıyor olabileceğini söylüyor. Arap ve İran Çalışmaları Merkezi’nden Ali Nurizade, “Ahmedinejad’ın geçmişine dair bu durum onun hakkında çok şeyi açıklıyor. Farklı bir dine dönen her aile eski inançlarını kınayarak yeni bir kimlik edinir. İsrail karşıtı açıklamalar yaparak Yahudi bağlarıyla ilgili tüm şüpheleri tamamen ortadan kaldırmaya çabalıyor olabilir” diye konuştu. Londra’dan İranlı Yahudiler konusunda uzman olan bir araştırmacı da “jian” son ekinin ailenin Yahudi kökenini gösterdiğini söylüyor. Kendisi de İran doğumlu bir Yahudi olan uzman, “Adını dini nedenlerden dolayı değiştirmiş ya da en azından ailesi öyle yapmış. Sabourjian İran’da çok iyi bilinen bir Yahudi adıdır” diyor. Londra’da İran elçiliğinden bir sözcü ise, konuyla ilgili yorum yapamayacağını belirtti. Ahmedinejad, ailesi 1950′lerde Tahran’a yerleştiğinde soyadının değiştiğini inkar etmiyor. Ama bunun din değişikliğinden Kaynaklandığını asla dile getirmedi. Yakınları daha önceden, dini ve ekonomik nedenlerin İran liderinin bir nalbant olan babası Ahmed’i Ahmedinejad dört yaşındayken isim değiştirmeye zorladığından söz etmişti. Bu yılki cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi televizyonda yapılan tartışmada Anmedinejad soyadı değişikliğini söylemek zorunda bırakılmış ve bundan rahatsız olduğu gözden kaçmamıştı. Öte yandan bu yaz Ahmedinejad’ın kökenlerinin araştırılmasını talep eden internet yazarı Mehdi Hazali, tutuklandı.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=262561&tarih=07.10.2009&Categoryid=30

Yorum Yap Bu haber toplam 55 kez okundu, 1 kişi haberi bugün okundu.

Yorum yap

Şok iddia!

6 October 2009 | Yorum Yok | Dünyadan Haberler

Şok iddia!

İngiliz Daily Telegraph gazetesi, İran lideri Mahmut Ahmedinecad’ın iki ay önce seçim sırasında sandık önünde poz verdiği görüntüdeki kimliğini bir adli tıp detektifi gibi araştırdı.

Gazete, önce fotoğrafı büyüttü sonra sayfada neler yazdığı belirledi. Daha sonra da bunların peşinden gitti..

Gazete, kimlikte, Mahmut Ahmedinecad’ın daha önceden soyadının Saburjian olduğu yazılı. Saburjian, dokumacı anlamına gelen bir İbranice isim.. Biraz daha araştırıldığında Saburjianların Ahmedinecad’ın doğduğu yer olan Aradan’dan yayıldığı bulundu..

Ayrıca İran liderinin kimliğinde, küçük bir notta, ailenin soyadını İslamiyete geçtikten sonra Ahmedinecad’a çevirdiği yazılı..

İngiliz Daily Telegraph gazetesi, “şaşırtıcı bir sırrı ortaya çıkardığını” iddia ederek, Ahmedinejad’ın Mart 2008′deki seçimler sırasında kimlik kartını yukarı kaldırarak poz verdiği fotoğrafın bu sırrın delili olduğunu öne sürdü. İddaya göre, kimlik kartı Ahmedinejad’ın ailesinin Yahudi kökeni olduğunu gösteriyor. Kimlik kartı yakından incelendiğinde Ahmedinejad’ın önceden ‘Sabourjian’ olarak bilindiğini belirten gazete, bunun bir Yahudi ismi olduğunu ve ‘kumaş dokuyan’ anlamına geldiğini yazdı. Kimlik kartında kargacık burgacık yazılmış olan kısa notun, ailenin Ahmedinejad soyadını, İran liderinin doğumundan sonra, İslam dinine geçmeleriyle değiştirdiğini gösterdiği öne sürülüyor. Sabourjianlar geleneksel olarak Aradan’dan (Ahmedinejad’ın doğum yeri) geliyor ve isim ‘Sabourcu, Sabour dokuyan’ yani Yahudilerdeki Tallit şalının İran’daki isminden geliyor. İsim, İran İçişleri Bakanlığı tarafından derlenmiş İranlı Yahudilerin kullandığı isimler listesinde bile bulunuyor. Gazeteye göre, uzmanlar da Ahmedinejad’ın İsrail’e yönelik saldırgan söyleminin geçmişi gizlemeye çalışmaktan kaynaklanıyor olabileceğini söylüyor. Arap ve İran Çalışmaları Merkezi’nden Ali Nurizade, “Ahmedinejad’ın geçmişine dair bu durum onun hakkında çok şeyi açıklıyor. Farklı bir dine dönen her aile eski inançlarını kınayarak yeni bir kimlik edinir. İsrail karşıtı açıklamalar yaparak Yahudi bağlarıyla ilgili tüm şüpheleri tamamen ortadan kaldırmaya çabalıyor olabilir” diye konuştu. Londra’dan İranlı Yahudiler konusunda uzman olan bir araştırmacı da “jian” son ekinin ailenin Yahudi kökenini gösterdiğini söylüyor. Kendisi de İran doğumlu bir Yahudi olan uzman, “Adını dini nedenlerden dolayı değiştirmiş ya da en azından ailesi öyle yapmış. Sabourjian İran’da çok iyi bilinen bir Yahudi adıdır” diyor. Londra’da İran elçiliğinden bir sözcü ise, konuyla ilgili yorum yapamayacağını belirtti. Ahmedinejad, ailesi 1950′lerde Tahran’a yerleştiğinde soyadının değiştiğini inkar etmiyor. Ama bunun din değişikliğinden Kaynaklandığını asla dile getirmedi. Yakınları daha önceden, dini ve ekonomik nedenlerin İran liderinin bir nalbant olan babası Ahmed’i Ahmedinejad dört yaşındayken isim değiştirmeye zorladığından söz etmişti. Bu yılki cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi televizyonda yapılan tartışmada Anmedinejad soyadı değişikliğini söylemek zorunda bırakılmış ve bundan rahatsız olduğu gözden kaçmamıştı. Öte yandan bu yaz Ahmedinejad’ın kökenlerinin araştırılmasını talep eden internet yazarı Mehdi Hazali, tutuklandı.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=262561&tarih=06.10.2009&Categoryid=30

Yorum Yap Bu haber toplam 55 kez okundu, 1 kişi haberi bugün okundu.

Yorum yap

Şok iddia!

5 October 2009 | Yorum Yok | Dünyadan Haberler

Şok iddia!

İngiliz Daily Telegraph gazetesi, İran lideri Mahmut Ahmedinecad’ın iki ay önce seçim sırasında sandık önünde poz verdiği görüntüdeki kimliğini bir adli tıp detektifi gibi araştırdı.

Gazete, önce fotoğrafı büyüttü sonra sayfada neler yazdığı belirledi. Daha sonra da bunların peşinden gitti..

Gazete, kimlikte, Mahmut Ahmedinecad’ın daha önceden soyadının Saburjian olduğu yazılı. Saburjian, dokumacı anlamına gelen bir İbranice isim.. Biraz daha araştırıldığında Saburjianların Ahmedinecad’ın doğduğu yer olan Aradan’dan yayıldığı bulundu..

Ayrıca İran liderinin kimliğinde, küçük bir notta, ailenin soyadını İslamiyete geçtikten sonra Ahmedinecad’a çevirdiği yazılı..

İngiliz Daily Telegraph gazetesi, “şaşırtıcı bir sırrı ortaya çıkardığını” iddia ederek, Ahmedinejad’ın Mart 2008′deki seçimler sırasında kimlik kartını yukarı kaldırarak poz verdiği fotoğrafın bu sırrın delili olduğunu öne sürdü. İddaya göre, kimlik kartı Ahmedinejad’ın ailesinin Yahudi kökeni olduğunu gösteriyor. Kimlik kartı yakından incelendiğinde Ahmedinejad’ın önceden ‘Sabourjian’ olarak bilindiğini belirten gazete, bunun bir Yahudi ismi olduğunu ve ‘kumaş dokuyan’ anlamına geldiğini yazdı. Kimlik kartında kargacık burgacık yazılmış olan kısa notun, ailenin Ahmedinejad soyadını, İran liderinin doğumundan sonra, İslam dinine geçmeleriyle değiştirdiğini gösterdiği öne sürülüyor. Sabourjianlar geleneksel olarak Aradan’dan (Ahmedinejad’ın doğum yeri) geliyor ve isim ‘Sabourcu, Sabour dokuyan’ yani Yahudilerdeki Tallit şalının İran’daki isminden geliyor. İsim, İran İçişleri Bakanlığı tarafından derlenmiş İranlı Yahudilerin kullandığı isimler listesinde bile bulunuyor. Gazeteye göre, uzmanlar da Ahmedinejad’ın İsrail’e yönelik saldırgan söyleminin geçmişi gizlemeye çalışmaktan kaynaklanıyor olabileceğini söylüyor. Arap ve İran Çalışmaları Merkezi’nden Ali Nurizade, “Ahmedinejad’ın geçmişine dair bu durum onun hakkında çok şeyi açıklıyor. Farklı bir dine dönen her aile eski inançlarını kınayarak yeni bir kimlik edinir. İsrail karşıtı açıklamalar yaparak Yahudi bağlarıyla ilgili tüm şüpheleri tamamen ortadan kaldırmaya çabalıyor olabilir” diye konuştu. Londra’dan İranlı Yahudiler konusunda uzman olan bir araştırmacı da “jian” son ekinin ailenin Yahudi kökenini gösterdiğini söylüyor. Kendisi de İran doğumlu bir Yahudi olan uzman, “Adını dini nedenlerden dolayı değiştirmiş ya da en azından ailesi öyle yapmış. Sabourjian İran’da çok iyi bilinen bir Yahudi adıdır” diyor. Londra’da İran elçiliğinden bir sözcü ise, konuyla ilgili yorum yapamayacağını belirtti. Ahmedinejad, ailesi 1950′lerde Tahran’a yerleştiğinde soyadının değiştiğini inkar etmiyor. Ama bunun din değişikliğinden Kaynaklandığını asla dile getirmedi. Yakınları daha önceden, dini ve ekonomik nedenlerin İran liderinin bir nalbant olan babası Ahmed’i Ahmedinejad dört yaşındayken isim değiştirmeye zorladığından söz etmişti. Bu yılki cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi televizyonda yapılan tartışmada Anmedinejad soyadı değişikliğini söylemek zorunda bırakılmış ve bundan rahatsız olduğu gözden kaçmamıştı. Öte yandan bu yaz Ahmedinejad’ın kökenlerinin araştırılmasını talep eden internet yazarı Mehdi Hazali, tutuklandı.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=262561&tarih=05.10.2009&Categoryid=30

Yorum Yap Bu haber toplam 55 kez okundu, 1 kişi haberi bugün okundu.

Yorum yap

Şok iddia!

4 October 2009 | Yorum Yok | Dünyadan Haberler

Şok iddia!

İngiliz Daily Telegraph gazetesi, İran lideri Mahmut Ahmedinecad’ın iki ay önce seçim sırasında sandık önünde poz verdiği görüntüdeki kimliğini bir adli tıp detektifi gibi araştırdı.

Gazete, önce fotoğrafı büyüttü sonra sayfada neler yazdığı belirledi. Daha sonra da bunların peşinden gitti..

Gazete, kimlikte, Mahmut Ahmedinecad’ın daha önceden soyadının Saburjian olduğu yazılı. Saburjian, dokumacı anlamına gelen bir İbranice isim.. Biraz daha araştırıldığında Saburjianların Ahmedinecad’ın doğduğu yer olan Aradan’dan yayıldığı bulundu..

Ayrıca İran liderinin kimliğinde, küçük bir notta, ailenin soyadını İslamiyete geçtikten sonra Ahmedinecad’a çevirdiği yazılı..

İngiliz Daily Telegraph gazetesi, “şaşırtıcı bir sırrı ortaya çıkardığını” iddia ederek, Ahmedinejad’ın Mart 2008′deki seçimler sırasında kimlik kartını yukarı kaldırarak poz verdiği fotoğrafın bu sırrın delili olduğunu öne sürdü. İddaya göre, kimlik kartı Ahmedinejad’ın ailesinin Yahudi kökeni olduğunu gösteriyor. Kimlik kartı yakından incelendiğinde Ahmedinejad’ın önceden ‘Sabourjian’ olarak bilindiğini belirten gazete, bunun bir Yahudi ismi olduğunu ve ‘kumaş dokuyan’ anlamına geldiğini yazdı. Kimlik kartında kargacık burgacık yazılmış olan kısa notun, ailenin Ahmedinejad soyadını, İran liderinin doğumundan sonra, İslam dinine geçmeleriyle değiştirdiğini gösterdiği öne sürülüyor. Sabourjianlar geleneksel olarak Aradan’dan (Ahmedinejad’ın doğum yeri) geliyor ve isim ‘Sabourcu, Sabour dokuyan’ yani Yahudilerdeki Tallit şalının İran’daki isminden geliyor. İsim, İran İçişleri Bakanlığı tarafından derlenmiş İranlı Yahudilerin kullandığı isimler listesinde bile bulunuyor. Gazeteye göre, uzmanlar da Ahmedinejad’ın İsrail’e yönelik saldırgan söyleminin geçmişi gizlemeye çalışmaktan kaynaklanıyor olabileceğini söylüyor. Arap ve İran Çalışmaları Merkezi’nden Ali Nurizade, “Ahmedinejad’ın geçmişine dair bu durum onun hakkında çok şeyi açıklıyor. Farklı bir dine dönen her aile eski inançlarını kınayarak yeni bir kimlik edinir. İsrail karşıtı açıklamalar yaparak Yahudi bağlarıyla ilgili tüm şüpheleri tamamen ortadan kaldırmaya çabalıyor olabilir” diye konuştu. Londra’dan İranlı Yahudiler konusunda uzman olan bir araştırmacı da “jian” son ekinin ailenin Yahudi kökenini gösterdiğini söylüyor. Kendisi de İran doğumlu bir Yahudi olan uzman, “Adını dini nedenlerden dolayı değiştirmiş ya da en azından ailesi öyle yapmış. Sabourjian İran’da çok iyi bilinen bir Yahudi adıdır” diyor. Londra’da İran elçiliğinden bir sözcü ise, konuyla ilgili yorum yapamayacağını belirtti. Ahmedinejad, ailesi 1950′lerde Tahran’a yerleştiğinde soyadının değiştiğini inkar etmiyor. Ama bunun din değişikliğinden Kaynaklandığını asla dile getirmedi. Yakınları daha önceden, dini ve ekonomik nedenlerin İran liderinin bir nalbant olan babası Ahmed’i Ahmedinejad dört yaşındayken isim değiştirmeye zorladığından söz etmişti. Bu yılki cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi televizyonda yapılan tartışmada Anmedinejad soyadı değişikliğini söylemek zorunda bırakılmış ve bundan rahatsız olduğu gözden kaçmamıştı. Öte yandan bu yaz Ahmedinejad’ın kökenlerinin araştırılmasını talep eden internet yazarı Mehdi Hazali, tutuklandı.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=262561&tarih=04.10.2009&Categoryid=30

Yorum Yap Bu haber toplam 55 kez okundu, 1 kişi haberi bugün okundu.

Yorum yap

Şok iddia

3 October 2009 | Yorum Yok | Dünyadan Haberler

Şok iddia

İngiliz Daily Telegraph gazetesi, İran lideri Mahmut Ahmedinecad’ın iki ay önce seçim sırasında sandık önünde poz verdiği görüntüdeki kimliğini bir adli tıp detektifi gibi araştırdı.

Gazete, önce fotoğrafı büyüttü sonra sayfada neler yazdığı belirledi. Daha sonra da bunların peşinden gitti..

Gazete, kimlikte, Mahmut Ahmedinecad’ın daha önceden soyadının Saburjian olduğu yazılı. Saburjian, dokumacı anlamına gelen bir İbranice isim.. Biraz daha araştırıldığında Saburjianların Ahmedinecad’ın doğduğu yer olan Aradan’dan yayıldığı bulundu..

Ayrıca İran liderinin kimliğinde, küçük bir notta, ailenin soyadını İslamiyete geçtikten sonra Ahmedinecad’a çevirdiği yazılı..

İngiliz Daily Telegraph gazetesi, “şaşırtıcı bir sırrı ortaya çıkardığını” iddia ederek, Ahmedinejad’ın Mart 2008′deki seçimler sırasında kimlik kartını yukarı kaldırarak poz verdiği fotoğrafın bu sırrın delili olduğunu öne sürdü. İddaya göre, kimlik kartı Ahmedinejad’ın ailesinin Yahudi kökeni olduğunu gösteriyor. Kimlik kartı yakından incelendiğinde Ahmedinejad’ın önceden ‘Sabourjian’ olarak bilindiğini belirten gazete, bunun bir Yahudi ismi olduğunu ve ‘kumaş dokuyan’ anlamına geldiğini yazdı. Kimlik kartında kargacık burgacık yazılmış olan kısa notun, ailenin Ahmedinejad soyadını, İran liderinin doğumundan sonra, İslam dinine geçmeleriyle değiştirdiğini gösterdiği öne sürülüyor. Sabourjianlar geleneksel olarak Aradan’dan (Ahmedinejad’ın doğum yeri) geliyor ve isim ‘Sabourcu, Sabour dokuyan’ yani Yahudilerdeki Tallit şalının İran’daki isminden geliyor. İsim, İran İçişleri Bakanlığı tarafından derlenmiş İranlı Yahudilerin kullandığı isimler listesinde bile bulunuyor. Gazeteye göre, uzmanlar da Ahmedinejad’ın İsrail’e yönelik saldırgan söyleminin geçmişi gizlemeye çalışmaktan kaynaklanıyor olabileceğini söylüyor. Arap ve İran Çalışmaları Merkezi’nden Ali Nurizade, “Ahmedinejad’ın geçmişine dair bu durum onun hakkında çok şeyi açıklıyor. Farklı bir dine dönen her aile eski inançlarını kınayarak yeni bir kimlik edinir. İsrail karşıtı açıklamalar yaparak Yahudi bağlarıyla ilgili tüm şüpheleri tamamen ortadan kaldırmaya çabalıyor olabilir” diye konuştu. Londra’dan İranlı Yahudiler konusunda uzman olan bir araştırmacı da “jian” son ekinin ailenin Yahudi kökenini gösterdiğini söylüyor. Kendisi de İran doğumlu bir Yahudi olan uzman, “Adını dini nedenlerden dolayı değiştirmiş ya da en azından ailesi öyle yapmış. Sabourjian İran’da çok iyi bilinen bir Yahudi adıdır” diyor. Londra’da İran elçiliğinden bir sözcü ise, konuyla ilgili yorum yapamayacağını belirtti. Ahmedinejad, ailesi 1950′lerde Tahran’a yerleştiğinde soyadının değiştiğini inkar etmiyor. Ama bunun din değişikliğinden Kaynaklandığını asla dile getirmedi. Yakınları daha önceden, dini ve ekonomik nedenlerin İran liderinin bir nalbant olan babası Ahmed’i Ahmedinejad dört yaşındayken isim değiştirmeye zorladığından söz etmişti. Bu yılki cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi televizyonda yapılan tartışmada Anmedinejad soyadı değişikliğini söylemek zorunda bırakılmış ve bundan rahatsız olduğu gözden kaçmamıştı. Öte yandan bu yaz Ahmedinejad’ın kökenlerinin araştırılmasını talep eden internet yazarı Mehdi Hazali, tutuklandı.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=262561&tarih=03.10.2009&Categoryid=30

Yorum Yap Bu haber toplam 55 kez okundu, 1 kişi haberi bugün okundu.

Yorum yap

Şok iddia!

23 September 2009 | Yorum Yok | Spor Haberleri

Şok iddia!

VATAN, potada Aziz Yıldırım’ın ortaya attığı “Final serisinde çoğu Efesli oyuncuda doping vardı.” açıklamasını Turgay Demirel’e sordu.

FATİH Çekirge’nin Hürriyet’te yazdığı pazartesi yazısında F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın Beko Basketbol Ligi final serisiyle ilgili ortaya attığı iddialar gündemi karıştıracak nitelikte. Kerem Gönlüm’de yasaklı ‘Cathene’ maddesinin bulunmasının ardından basının bu olay üzerine gitmediğinden yakınan Aziz Yıldırım’ın “2-0′dan 4-2′ye gelen seride çoğu Efes’li oyuncunun dopingli olduğunu” dillendirmesinden sonra VATAN basketbolun en yetkili ismi Federasyon Başkanı Turgay Demirel’e ulaştı.

‘KEREM’DE dopinge rastlanan 6. maçta başka kimlere test yapıldı?’ sorumuzu başkan Demirel şöyle yanıtladı: “O günkü maçta Kerem Gönlüm dışında bir de Mario Kasun’dan örnekler alındı ve Hırvat oyuncu temiz çıktı.” Konuyla ilgili olarak Efes Pilsen yönetiminden yetkili bir isme ulaşamadık. Efes’in konuyla ilgili en kısa zamanda açıklama yapması bekleniyor.

GEÇTİĞİMİZ yıl Beko Basketbol Ligi’nde tüm sezon boyunca 56 oyuncuya doping testi uygulanırken sadece Efes’li Kerem Gönlüm ve Beşiktaş Cola Turka’lı Dennis Mims’te yasaklı maddelere rastlanmıştı.

Haberin Orijinal Linki: http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=260670&tarih=23.09.2009&Categoryid=5

Yorum Yap Bu haber toplam 55 kez okundu, 1 kişi haberi bugün okundu.

Yorum yap

Şok iddia!

29 August 2009 | Yorum Yok | Politika Haberleri

Şok iddia!

DTP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, “İstanbul’da Ermeni ve Rumların yoğunlukta yaşadığı Feriköy ve Kurtuluş civarlarındaki evlerin fişlendiği ve etiketlendiği” iddialarını soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı. Tuncel, İçişleri Bakanı Beşir Atalay’a “Evlerin üzerine yapıştırılan yeşil ve kırmızı renkli etiketler, fişler kimler tarafından yapıştırılmıştır?” diye sordu. Tuncel soru önergesinde bu bölgedeki gayrimüslim kişilere yönelik tacizlerin ve hırsızlık olaylarının arkasından fişlenme ve etiketlenme olaylarının arttığını, bunun de gayrimüslimlerin huzursuz olmasına yol açtığını ileri sürdü. Tuncel, Bakanı Atalay’a yaşanan olaylarla ilgili Emniyet’in herhangi bir çalışması olup olmadığını ve ne gibi kalıcı önlemler alındığını sordu.

Yorum Yap Bu haber toplam 55 kez okundu, 1 kişi haberi bugün okundu.

Yorum yap

Şok iddia!

28 August 2009 | Yorum Yok | Politika Haberleri

Şok iddia!

DTP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, “İstanbul’da Ermeni ve Rumların yoğunlukta yaşadığı Feriköy ve Kurtuluş civarlarındaki evlerin fişlendiği ve etiketlendiği” iddialarını soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı. Tuncel, İçişleri Bakanı Beşir Atalay’a “Evlerin üzerine yapıştırılan yeşil ve kırmızı renkli etiketler, fişler kimler tarafından yapıştırılmıştır?” diye sordu. Tuncel soru önergesinde bu bölgedeki gayrimüslim kişilere yönelik tacizlerin ve hırsızlık olaylarının arkasından fişlenme ve etiketlenme olaylarının arttığını, bunun de gayrimüslimlerin huzursuz olmasına yol açtığını ileri sürdü. Tuncel, Bakanı Atalay’a yaşanan olaylarla ilgili Emniyet’in herhangi bir çalışması olup olmadığını ve ne gibi kalıcı önlemler alındığını sordu.

Yorum Yap Bu haber toplam 55 kez okundu, 1 kişi haberi bugün okundu.

Yorum yap

Şok iddia!

28 August 2009 | Yorum Yok | Politika Haberleri

Şok iddia!

DTP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, “İstanbul’da Ermeni ve Rumların yoğunlukta yaşadığı Feriköy ve Kurtuluş civarlarındaki evlerin fişlendiği ve etiketlendiği” iddialarını soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı. Tuncel, İçişleri Bakanı Beşir Atalay’a “Evlerin üzerine yapıştırılan yeşil ve kırmızı renkli etiketler, fişler kimler tarafından yapıştırılmıştır?” diye sordu. Tuncel soru önergesinde bu bölgedeki gayrimüslim kişilere yönelik tacizlerin ve hırsızlık olaylarının arkasından fişlenme ve etiketlenme olaylarının arttığını, bunun de gayrimüslimlerin huzursuz olmasına yol açtığını ileri sürdü. Tuncel, Bakanı Atalay’a yaşanan olaylarla ilgili Emniyet’in herhangi bir çalışması olup olmadığını ve ne gibi kalıcı önlemler alındığını sordu.

Yorum Yap Bu haber toplam 55 kez okundu, 1 kişi haberi bugün okundu.

Yorum yap

Şok iddia

24 August 2009 | Yorum Yok | Politika Haberleri

Şok iddia

DTP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, “İstanbul’da Ermeni ve Rumların yoğunlukta yaşadığı Feriköy ve Kurtuluş civarlarındaki evlerin fişlendiği ve etiketlendiği”iddialarını soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı. Tuncel, İçişleri Bakanı Beşir Atalay’a “Evlerin üzerine yapıştırılan yeşil ve kırmızı renkli etiketler, fişler kimler tarafından yapıştırılmıştır?” diye sordu.

Tuncel Meclis Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde İstanbul’da Ermeni ve Rumların yoğunlukta yaşadığı Feriköy ve Kurtuluş civanlarında son dönemde evlerin fişlendiği ve etiketlendiği iddialarının olduğunu kaydetti. Bu bölgedeki gayri Müslim kişilere yönelik tacizlerin ve hırsızlık olaylarının arkasından fişlenme ve etiketlenme olaylarının arttığını, bunun de gayri Müslimlerin huzursuz olmasına yol açtığını belirten Tuncel, “Bu olaylar Türkiye’de hafızalarda halen taze olan 6-7 Eylül 1955 olaylarını çağrıştırması nedeniyle burada yaşayan Ermeni ve Rumları korku içinde bırakmaktadır.”dedi. Tuncel soru önergesinde İçişleri Bakanı Beşir Atalay’a şu soruları yöneltti:
“Ermenilerin yoğunlukta yaşadığı Kurtuluş, Feriköy, Mustafa Kemal Paşa ve Samatra’da evlerin üzerine yapıştırılan yeşil ve kırmızı renkli etiketler, fişler kimler tarafından yapıştırılmıştır? Bu etiketlemelerin ve son dönemde bu bölgelerde artan hırsızlık vakalarıyla ilgili emniyetin herhangi bir soruşturması var mıdır? Varsa sonuçları nelerdir? Gayri Müslimlerin yoğunlukta yaşadığı bu bölgelerde hırsızlık, taciz ve daha ileri gidilerek fişleme, etiketleme gibi olayların olmaması ve olayların tekrar etmemesi için bu bölgelerde ne gibi kalıcı önlemler alınması düşünülmektedir?”

Yorum Yap Bu haber toplam 55 kez okundu, 1 kişi haberi bugün okundu.

Yorum yap

Şok iddia!

21 August 2009 | Yorum Yok | Magazin Haberleri

Şok iddia!

Aysu Baceoğlu, Murat Varol’dan ayrıldığı için ölüm tehditi aldığını söyledi.Murat Varol’dan ayrıldığı için ölüm tehditi aldığını söyleyen Aysu Baceoğlu “Kafama plazma TV attı. Arabama GPS cihazı taktırdı. Beni takip ediyor”dedi…

Yaklaşık 2 yıl büyük aşk yaşadığı işletmeci sevgilisi Murat Varol’dan dayak yediği için ayrılan manken Aysu Baceoğlu şimdi de yeni bir iddia ortaya attı. Ünlü manken “Murat Arabama takip cihazı yerleştirmiş” dedi.

Yaşadıklarını gözyaşlarıyla aktaran Aysu Baceoğlu, Varol’dan şiddet görmeye ne zaman başladığını şöyle anlattı: “Ondan ayrılmak istedim ve medeni iki insan olarak ‘Arkadaş kalalım’ dedim. O zaman çıldırdı. Camları kırdı, plazma TV’yi üzerime fırlattı. Herkesin önünde ölümle tehdit etti.”

Aysu Baceoğlu
Foto galeri için tıklayın

24 SAAT TAKİP EDİYOR

Murat Varol’un çok tehlikeli bir insan olduğunu söyleyen Baceoğlu “Geçen gün garson kız bana bir zarf getirdi. İçinde ‘Yakında görüşeceğiz. Seni öpüyorum’ yazıyordu. Bu da demek oluyor ki ben 24 saat takip ediliyorum. Demek ki benim aracıma GPS cihazı taktırdı. Haberim olmadan beni izliyor” dedi.

KORKUDAN KORUMA TUTTUM

Aysu Baceoğlu yaşadıklarını atlatmak için psikolojik destek aldığını söyledi. Ünlü manken “Korkudan koruma tuttum. Evimi, arabamı, telefonumu her şeyimi değiştirdim. Dostumu düşmanımı gördüm” diyor.
(Bugün)

Yorum Yap Bu haber toplam 55 kez okundu, 1 kişi haberi bugün okundu.
Etiketler:

Yorum yap